YEREL SEÇİMLER I

Özay KARTAL | AHVAL 26.11.2013 01:20
1252 0

Tayyip,  14 Ağustos 2001 tarihinde AKP’nin kuruluşunu ilan ettiği konuşmasında ne demişti?
“Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” 

Evet haklı çıktı.
O vakitler aşırı özgüven olarak algıladığımız bu sözler, meğer garantisi alınmış bir projenin ilanıymış.

12 yıl sonunda GEZİ PARKI’nda halk artık yeter dedi.
Onlarda aslında aynı şeyi söylediler o sözün sahibine;
“Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” 

Türkiye aydınlık bir ışık gibi Taksim’den doğan Gezi Ruhu ile tanıştı.
Demokrasiye balans ayarını  askerlerin verme devri kapanmış, o ayar halk tarafından verilmişti.
Gezi Ruhu bir çok yazar ve akademisyene göre Türk siyasetinin bir çok alanında radikal değişimlere neden olacak.

Türk siyasi partileri Gezi Ruhu’nu anlamaya, onu iyi okumaya ve stratejilerini oluştururken onu dikkate almaya çalışmaktadırlar.

Şüphesiz ki Gezi Ruhunun rüzgârı önümüzdeki yerel seçimleri de etkileyecektir.

“Belediye Başkanı Adayı” tanımı üzerindeki etkisi ilk yazımız olsun;
Yerel seçimlerle ilgili en temel ayırım, adayın ön plana çıktığı ve partisinin ikinci planda kaldığıdır.
Seçim yarışında adayın kişisel özellikleri ön plana çıkar ve adaylar parti şemsiyesi gölgesinde kişisel özellikleri ve projeleriyle görücüye çıkar ve yarışırlar.

Evet doğrudur, ama bu durum en azından önümüzdeki yerel seçimler için ciddi anlamda değişime uğrayacaktır.

Şu an Türkiye Gezi olayları sonrası, AKP hükümetinin değil çünkü tek muktedir olan Tayyip’in politikaları yüzünden kendi bakanlarının deyimiyle “davul gibi gerilmiş durumda”.

Ülke şehir şehir, ilçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle  halk, AKP hükümetinin Askerle, Öğretmenle, Sağlıkçılarla, Cemaatle, Alevilerle, Öğrencilerle, Suriye ile, İsrail ile , Mısır ile ve hepsinden önemlisi laik demokratik devlet yapısı ile kavgasına kilitlenmiş durumda.

Çünkü AKP artık kendini parti olarak değil devlet olarak görüyor.
Çünkü AKP artık kendini geçici bir hükümet olarak değil kalıcı devlet olarak görüyor.
Ve onların devlet anlayışı demokrat değil otokrat, laik değil Şer’i.

AKP’nin ve onun muktedirinin neden olduğu bu gergin olağan üstü siyasi iklim seçmenin seçimini mutlak etkileyecektir.

Tüm sebepten halk oturdukları apartman dairesinin temizliğini, tadilatını, suyunu, çöpünü değil, apartmanı ayakta tutan temel sütunlarını bir bir yıkan kontrolden çıkmış yöneticiye ceza verme derdinde.

Ol bu sebeplerden seçmenlerin nazarında bu yerel seçimler bu muktedirle mücadelenin ilk raundu olarak görülecek ve onun karşısındaki en güçlü yapı olan CHP  desteklenecektir.

Ve seçmen hesaplaşacağı bu siyasi iklimin yaratıcısı olan partiyi hatırladığı gibi onun son dakika kurtarıcısı ve stepnesi olan partiyi de hatırlayacaktır.

Denebilir ki, tüm bu değerlendirmeler sadece  “ÇAPULCU” seçmenlerin yoğun olduğu yerler için ve hatta AKP?nin varlık gösteremediği kıyılar için geçerli olabilir.

Evet doğru!


İLK YORUMU SİZ YAPIN...