YAZIK OLUR!

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 07.07.2011 21:57
1450 0

Yeni Bakanlar Kurulu açıklamalarını, yemin krizini, Turizm bakanı kim olacak sorularını unutturan Geçtiğimiz  gün,  gündeme bomba gibi düşen,“futbolda şike” iddiaları aklı selim,taraflı, tarafsız her kesi ve futbol dünyasını derinden sarstı ve üzdü.

Ne Ergenekon,ne Orgenerallerin tutuklanmaları,ne de  Balyoz şafak operasyonları bu kadar şoke etmemişti insanımızı…

Konu,tüm dünya insanlığının ortak tutkusu olan futbol olunca, milyonlar bir anda her şeyi unutup sanki çok yakınındaki birisine bir şey olmuşsacasına dikkat kesilip üzülüp sevinebiliyorlar.

Yıllarca hayat tarzı olmuş, dertlendiği,kederlendiği, sevindiği,üzüldüğü, mutluluğu veya mutsuzluğu birlikte yaşadığı takımının içine itildiği kaos her şeyin önüne geçiyor…

Bu gün milyonlarca, Fenerbahçe Spor Kulübüne gönül vermiş insanımız, bu şoku yaşıyor,karmaşık duygular, muhtemel kötü sonuçlar hepimizi,herkesi kahrediyor.

Müslüman Türklerin cemiyet kurmalarının yasak olduğu,1899 yılında gayri resmi olarak, daha sonra1907 yılında, Nurizade Ziya Songülen Beyin başkanlığında, Osmanlı Bankası memuru Ayetullah Bey, Bahriye Mektebi talebesi Necip Okaner Bey, Asaf Beşpınar Bey,Enver Yetkiner,Fatih Rapid ve Ahmet Egitek tarafından kurulan Fenerbahçe kulübümüz,yaklaşık 112 yaşındadır.

Çeşitli zamanlarda yönetim kademelerinde görev yaptığım, Kongre ve Yüksek Divan Üyesi olmaktan büyük onur duyduğum, tarihinde üstün başarılar ve kahramanlıklar ile dolu olan kulübümün bu tür tatsız iddialar ve henüz ne olduğu açıklanmayan bir olguya rağmen yargısız infaz yöntemi ile  ile karşı karşıya getirilmesini de bir türlü kabullenemiyorum…

İddialar doğru olabilir,olmayabilir ama bir gerçek varki yazılı ve görsel basının bir numaralı malzemesi haline gelmiş ve yıllardan beri teşvik primi ile şikesi ile, varlığı konuşulan bu büyük ve genel sorunun merkezine bu kez sadece, Fenerbahçenin oturtulmuş olması,inanılmaz bir durum almaktadır…

Bilen, bilmeyen,taraflı tarafsız bir takım futbol otoritesi heveslileri, tarihi başarı ve kahramalıklarla dolu bu güzide kulübümüzü, kesip biçmekte, şampiyonluğunun geri alınması ile yetinmeyip alt kümeye düşürülmesine, hatta eksi otuz puanla başlatılmasına kadar varan infaz kararları ile bağımsız yargıyı vede en önemlisi, bu adli ceza dışındaki yaptırımları uygulayacak Futbol Federasyonunu etkileme yollarını zorlamaktadırlar..

Kimse konuyu derinliğine irdelemeden değerlendirme yapmamalıdır..Adına ceza deyin, yaptırım deyin her neyse, bunları uygulayacak yetkili organların mutlaka,Teknik Direktör Aykut Kocaman’ın televizyona verdiği demecini defalarca izlemelerini öneriyorum..

Aykut Kocaman’ın o esnadaki vücut dili çözülmelidir, söylediği bir cümle dikkate alınmalı ve malzemecisinden futbolcusuna, teknik kadrosunun kar kış kıyamet altında akıttıkları alın terleri bir kalemde silinmemelidir…

Galatasaraylı bir arkadaşım, Aykut’un feryadında, “kendisini izlerken, muhtemel yapılmış, bu tür eylemlerden  haberi ve bilgisi olmadığı izlenimini edindim” diyor…

Bunu ezeli rakip bir Galatasaraylı dahi söylüyorsa, üzerinde bir kez daha düşünmek gerekmezmi, eğer gerçekten bu tatsız iddialar yapıldıysa…, gerçekten oynanan müsabakalarda karşı takım oyuncularından sadece birine veya bir kaçına  bu tür yanlış hareketlere teşvik edildilerse…!

Tüm bu olanlara, ihtimal dahi vermek istemiyorum ama, bu büyük ve köklü bir kulübün yönetim koltuğuna oturmuş bir kaç yönetici, iktidarı bir dönem daha garantiye alabilmek ve taraftara  şirin gözüküp, onlara bir şampiyonluk daha yaşatabilmek hırsı uğruna  böylesine yanlış ve çirkin bir düzen içine girmişlerse ve tüm bunları, maçlara çıkıp ter döken oyuncuların vede teknik kadronun dahi haberi olmadan işgüzarca bir tutum içerisinde yaptılarsa kesilecek ceza kulübün kurumsal kimliğine mi olmalıdır.?

Bir asırı aşkın tertemiz bir geçmiş, bir kalemde silinmelimidir..?

Salonlara sığmayan, alın teri ile kazanılmış kupalarla dolu müzesinin ortasına ömür boyu yapışacak kara bir kupanın suçlusu,kurumsal kimlik mi olmalıdır..?

Yoksa,inşallah emniyetimiz yanlışlık yapmıştır,inşallah o fotoğraflar,ses kayıtlarının muhatapları “bizim yöneticilerimiz” değildir,inşallah bu bir rüyadır diyerek bekleyecekmiyiz…?

Sessiz mi kalacağız, her şekil ve şartta tek suçsuz  olanın, bir asır boyu tertemiz geçmişe sahip Fenerbahçe Kulübünün kurumsal kimliği olduğunu haykırmayacakmıyız.?

Zorlanan acele bir kararla,şampiyonluğunun geri alınması, alt kümeye düşürülmesi gibi bir kulübün geleceğine sürülecek kara bir lekeye seyirci mi kalacağız….Hayır kalmayacağız…!

O’ taktirde, ,Galatasaraylısıyla,Beşiktaşlısıyla,Trabzonsporlusu ile, gerçek suçluyu hep birlikte tespit edeceğiz…ellerimizi ovuşturup bedavadan gelecek bir şampiyonluğu kabul etmeyecek, ezeli rakibin başı ezilsin mantığı ile erken bayram havası yaşamayacağız…

Nasıl ki Galatasarayımızın UEFA şampiyonu olduğunda top yekün sevindiğimizi,Turizmimize verdiği katkıları her fırsatta dile getirdiğimizi unutmadan,

Güçlü kadrosu ile Fenerbahçe’nin şampiyonlar liginde bu yıl bizlere yaşatabileceği sevinci,ve büyük bir hamle yapmak üzere olan turizmimize vereceği ivmeyi unutmadan bakmalı ve değerlendirmeliyiz bu olayları…

Zira bu sorun öyle sanıldığı gibi sadece Fenerbehçenin dikenli gülü değildir… bu kanayan yaranın cerehatının bir takım sorumsuz kişiler  tarafından her sahaya bulaştırıldığı ve bunların teker teker mutlaka günyüzüne çıkarılacağı gerçeğini unutmadan ,içimizdeki cerehatı birlik ve beraberlik içerisinde  bizler akıtacağız…Gerçek suçluyu  biz ilan edeceğiz…

Suçlu hep doyumsuz olan, aralıksız hep şampiyonluk isteyen, küçücük bir kötü gidişte stadları yöneticilere dar eden biz taraftarlar değilmiyiz..

Suçlu, küfürden korkup alkış almak adına şuursuzca işler yapabilme cesareti gösteren “bizim yöneticilerimiz” değilmi..?

Suçlu,”bizim yöneticilerimizi” o koltuklara oturtmak için onlara oy veren ben değilmiyim?

Suçlu Sayın Başbakanımızında içine bulunduğu kongre üyeleri değilmi..?

Fenerbahçe Spor kulübünün, kongre üyesi ve eski yöneticisi, Türkiye Futbol Federasyonunun çiçeği burnunda Başkanı, Sayın Mehmet Ali Aydınlar’ın her şekil ve şartlarda “duygusal..!!” olmadan, değerli yönetim kurulu üyeleri ile kararlarını bu faktörleri de göz önüne alarak vereceklerini umut ediyorum….

Eğer illaki ceza verilecekse ve her ne ceza verecekseniz bizlere verin….

Verin ki,eğer gerçekse “sorumsuz insan faktörünün” yarattığı böyle bir şeyi bir daha yaşanmaması adına tarihin derinliklerine gömelim…

Gerçek suçlular cezalarını alsınlar,kurumsal kimliğin tertemiz geçmişine dokunmayın…

Lütfen o kara kupayı Fenerbahçe’nin müzesine göndermeyin…

Yazık Olur……..


İLK YORUMU SİZ YAPIN...