YA SEÇİMLER SONRASI?

Özay KARTAL | AHVAL 01.02.2009 18:23
2145 0
Ticaret Odası ve yerel seçimlerin birbirlerine çok yakın zamanlarda yapılacak olması, Bodrum‘da bir heyecan fırtınası estiriyor.

Köşede, bucakta herkes ya doğrudan yada dolaylı olarak bu seçim çalışmalarının içinde.

İşyeri, ev ziyaretleri, yemekler, kulisler....ve tabii dedikodular.

Malumunuzdur, ticaret odası seçimlerinde Mahmut Kocadon, Ata Aya ve İbrahim Apak‘ın listeleri yarışacak. Bu üç grubun çalışmaları hakkında dostlarımızdan sürekli bilgiler almaktayız.

Bu çalışmalarla ile ilgili ilk göze çarpan olgu, üç grubunda gayet düzenli ve sistematik olarak çalışmalarını yürütmesi.Gayet iyi organize olmuşlar, görev dağılımları yapmışlar, düzenli toplantılar yapıyorlar, teknolojik iletişim araçlarını kullanıyorlar, adam adama markaj uygulamaktalar, ve çalışmala sonuçlarını sürekli rapor ediyorlar ve bundan yeni görevler çıkarıyorlar.

Ticaret erbabları kendi sektörünün sorunlarına sahip çıkıyor ve bu konuda insiyatifi elden bırakmaya niyetleri yok.

Bu Bodrum‘da demokrasi denen yönetim biçiminin, hoşgörününün, modern medeniyetin gereklerinin ne kadar sindirildiğinin, benimsendiğinin bir göstergesi aslında, bahtiyarız!.

Buraya kadar belki bildiğiniz şeyler söyledim.

Bilmediğiniz şeyler ise bu tatlı rekabet o kadar sertleşmeye başladı ki, yavaş yavaş yerini kırıcı tartışmalara bırakmakta.Rekabet kızışıp, vakit daraldıkça, Türk insanın en önemli zaafiyetlerinden olan  duygusallaşarak sağduyuyu kaybetme durumu ortaya çıkmakta.

Unutulmamalı ki, 15 Şubat BODTO seçimlerini, medeni bir işadamı topluluğunun, medeni tercihlerini somutlaştırmasından başka bir şey değil.Bu süreç Bodrum gibi küçücük bir kasabanın, aslında birçoğunun birbirleriyle arkadaş olduğu bir işadamı topluluğu içinde kin ve nefret duyguları ekmemeli.Herkesin bu sağduyu ve sorumluluk içinde hareket etmesi, en azından bir hoşgörü rejimi olan demokrasinin gereği.

16 Şubat tarihinde sonuçlar ne olursa olsun, herkes Bodrum için bir bütün olmayı bilmeli.

Bu ekonomik kriz sürecinde, dünyada kavga ver, devletin tepesinde kavga var, partiler arası kavga var.

En azından Bodrum olarak biz medeni tercihlerimizi  kavga etmeden yapmayı bilelim.

Kamu yararına çalışmak için meydana çıkmış insanlar,  Anadolumuzun çok önemli kültürel zenginliklerinden biri olan  Derviş‘lerden ilham almalı derim."Biz kimseye kin tutmayız, kamu alem birdir bize" diyen dervişleri.

Dervişlik hoş görü demektir .

Dervişlik karşılık beklemeden, vermek demektir.

Dervişlik bir olmak, diri olmak demektir.



İLK YORUMU SİZ YAPIN...