ÜÇ MAYMUNLAR

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 08.03.2011 10:13
1317 0

İnternette bir mail dolaşıyor,

Mailin ismi ”Beş yıldızlı Sarıkamış (x) Otelde İngilizce Yemek İsimleri” (ismi bende saklı)

On bir adet ,, JPEG formatında , belikli bir meslektaşımız cep telefonu ile yemek kartlarını ve bir uyarı levhasını çekmiş bizlere servis ediyor…

İşte noktasına virgüle dokunmadan Sarıkamışın toprağından fışkıran inciler;

Ispanaklı Yumurta / Eggs Wiht spınat    ,   Döner / rotary     ,   Sebze Sote / Rossted Turkey 

İzmir köfte / London meat balls

 

DEĞERLİ KONUKLARIMIZ

SKİ PASS INIZI KAYAK DÖNÜŞÜ

RESEPSİYONA 16:30 A KADAR İADE EDİNİZ

DEAR GUEST

PLEASE BACK SKI PASS AFTER SKİ TO

RECEPTION AT DAY TILL 16:30 O’CLOCK

(ve altta Rusca sı var….anlamadığım için yazmıyorum,umarım o doğrudur……)

……ve dahaları…

Sözün bittiği yer…., dehşete düşmemek elde değil….,

Gerçekten Turizm işletme Belgeli ve BEŞ YILDIZ mı diye hemen internet sayfasına gittim.. Doğru.!! kocaman beş yıldızı çakmış logonun altına….

Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün web sayfası da bunu doğruluyor..

İnanın bir an içimden Turizm İşletme Belgeli bir tesis olmasın diye dua ettim..ama ne yazık ki öyle….

Anlı şanlı Turizm Bakanlığının plaketinde….logosu altında “BEŞ YILDIZ..!!!!”

Biliyor musunuz? bu ülkede çok kolaylaştırılmıştır,”Turizm İşletme Belgesi” alınması….

Emlakcı dükkanı açarken sertifikanız olmalıdır..,

Eczane açarken diploma yetmez artı sertifika isterler,

Berber dükkanı , Marangoz dükkanı , Demirci dükkanı, Terzihane, köşe başında “Annemin yemekleri aş evi” açarken bile Ustalık Belgesi isterler…

En son mutfak tüp taşıyıcıları da sertifikaya bağlanmış…

Aslında gerçek bir kalite yönetimi (quality management) için de gereklidir tüm bunlar..ama ast olan bu gereksinime en önce Turizm sektörünün sahip olmasıdır...

Adam iki üç bin yataklı bir bina yapmış , binlerce yabancı turisti ağırlamaya aday olup kapısına “OTEL” tabelasını yapıştırmış, ertesi gün işletmeye açmış..!! ne soran var ne araştıran,

Adı geçen bu tabela tesis girişinde üzerinde “Kültür ve Turizm Bakanlığının Denetimindedir” ibaresi ile birlikte tesisin adının ve yıldızların yer aldığı bir plakettir…… Bu plaketi , içeride resepsiyonun duvarında asılı duran, altında “BAKAN ADINA” imzalanmış “TURİZM İŞLETME BELGESİ” teyitler

Bu belgeyi alabilmek için ,tesisinizin bulunduğu “Beldenin..!!!”belediyesinden alınacak “İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞTIRMA RUHSATI” , DİLEKÇE VE TESİS TANITIM RAPORU, ve şirket resmi evrakları istenir imza sirküleri,vergi levhası vs….

Belediyeden alınan İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı alabilmek için istenen bir sürü lüzumsuz belgenin içinde en dikkat çekici istek nedir bilir misiniz?

Ustalık Belgesi..!!!!! ( Bu belge şimdilerde halk eğitim merkezlerince Turizm sektörüne yönelik kurslarda Aşçılara veriliyor..) eğer otelinizin aşçısının bu belgesi varsa korkmayın belgeyi de alırsınız tesisi işletmeye de başlarsınız…

Selçuklular devrinde Anadolu da ticari yol ağı üzerinde kervanların akşamları güvenli bir şekilde konaklamaları için sultan hanı da denilen kervansaraylar vardı , buraları işletenler genelde iyi birer aşçı olurlardı.Kervansarayların asıl amaçları konaklama imkanı sunmaktı ama gelen müşterilere lezzetli bir yemek ziyafeti sunulması da adettendi..

Milli Eğitim Bakanlığının turizm müfredatı incelendiğinde Turizmin ilk çağlarda başladığının anlatıldığına tanık olursunuz , Selçuklular dönemine intikal eden kervansaraylar da ilk çağlardan süre gelen turizm hareketinin bir parçası idi herhalde,

Modern devirde iki üç bin yataklı tesislere işletme ruhsatı verilirken “Ustalık Belgesi” nin yeterli görülmesinin de olsa olsa Selçuklular devrinden günümüze süre gelen lezzetli yemek ziyafeti geleneğinin devamıdır diye düşünüyorum…

Hal böyle olunca, siz, bu mesleğin inceliklerini ve tüm dünyada çerçevesi belirlenmiş kurallarla yönetilmesi gereken ve binlerce yabancı turist ağırlayacak tesisleri , hayatını bu sektörün her safhasında çalışarak geçirmiş , mesleki eğitimlerini almış deneyimli yöneticiler yerine sadece “Ustalık Belgesi” ile işletilebilir yetkisi verdiğiniz ucube bir sistemle yönettirmeye kalkarsanız, buralarda oluşacak her hata ve acemiliğin dünya ülkelerinde alay konusu olabileceğini ve ülkemizin imajının nerelerde sürüneceğini tasavvur edemezsiniz…

Konumuza dönelim, internette dolaşan bu mail ortalığa dökülen ayıpların sadece bir tanesi nasıl olduysa duyarlı meslektaşımız artık bu kadarda olmaz deyip sürmüş ortalığa....ya yapılmayanlar!!!! yapılamayanlar..!!!! dur… Görme.! Duyma! Konuşma! denilerek çizilen üç maymun tabloları….izlediğimiz,yaşadığımız halının altına süpürülen hatalar, skandaller, inanır mısınız ? haddi hesabı yok…

Ülkemizde lobisine girdiğiniz anda ihtişamından ayaklarınızın titrediği yüz milyon dolarlar harcanarak yapılmış onlarca tesisin , operasyonel anlamda , ucuz iş gücü adına hiçbir tecrübesi olmayan , ahbap çavuş, kardeş, yeğen ilişkisi ile yönetildiğini biliyor musunuz?

Bu bir damar cerrahisi kadar hassas ve incelikleri olan ve de engin bir tecrübeye dayalı yönetim biçimi içeren mesleği hiçe sayarak bu tür ucube bir anlayışla yönetmeye kalkarsanız sonuçta kaçınılmaz son elbet bir gün tecelli edecektir bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır…

Eğer siz Devlet ( Kül.ve Tur.Bak) olarak ekonominizin lokomotifi düzeyinde gördüğünüz!!! Ülke imajının ön planda olduğu bir sektörde bu tür büyük hataları ortalığa dökülmemiş ama binlerce turist tarafından yaşanmış skandalları , alamadığınız radikal kararlar ve uygulayamadığınız kurallar ile dizayn ederseniz ve etmekte de ısrar eder üç maymun oyununa siz de katılırsanız , aynı zamanda bu vebali de paylaşmış olursunuz…

Yazıyı fazla uzatmadan , 2008 yılında uzun ve meşakkatli bir çalışmayla hazırladığımız , (ilerleyen süreçte bölümler halinde bu sütunlarda yayınlayacağım) , Kültür Ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Stratejisi (2023) kapsamında “ KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE GÖREV YAPAN TEPE YÖNETİCİLERİN ÜNVANLARININ KORUNMASI NİTELİK SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PROJESİ” adı altında önemli detayların işlendiği ve kesin “ÇÖZÜM” getiren bu projeyi kitap haline getirerek Kültür ve Turizm Bakanlığımıza resmen sunmuştuk…

Bilmiyorum hangi katta,hangi tozlu rafta kaldığını.. Ne arandık…… Ne sorulduk….


İLK YORUMU SİZ YAPIN...
SOSYAL MEDYA
OĞUZ ÖZAY TANITIM