TEMENNİ EDİYORUM?!

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 25.06.2012 12:07
1257 0
Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’ın uzunca bir zamandan beri sektör temsilcilerini bir araya getirmek için gösterdiği olağanüstü çaba sonucu, Türkiye turizm sektöründe topyekün işbirliği için sektörde faaliyet gösteren sekiz kuruluşun oluşturduğu “Türkiye Turizm Meclisi” kuruldu…

Hayırlı, uğurlu olsun..

Bu sekiz kuruluşun sektördeki temsil sürelerine bakıldığında;

Kimilerinin, 25 yılı aşkın,

Kimilerinin, 10 yılı,

Kimilerinin ise ancak çiçeği burnunda olduğunu görüyorsunuz..

Türkiyenin Turizm geçmişinin Yirmi yedi, yirmisekiz yıllar civarında olduğunu düşünecek olursak bunların büyük bir bölümünün neredeyse Türk Turizmi ile yaşıt oldukları ortaya çıkıyor..

Oysa’ki Türk Turizmindeki sorunlar yumağı her geçen gün iyileşeceğine kötüye gidiyor..

Neredeyse sektörel bazda çözülmüş hiçbir sorun yok,

Biz halen daha, teknik alt yapı eksikliğini konuşurken….,
Biz halen daha, yol,elektrik ve suyu konuşurken….,
Biz halen daha. Eğitilmiş iş gücü eksikliğinden bahsederken….,
Biz halen daha, aradan 28 yıl geçmesine ragmen “marka” olmak hayalleri kurarken….,
Biz halen daha, her yıl pamuk ipliğine bağlı bir inen bir çıkan doluluk oranlarını konuşurken,
Biz halen daha, Ülkemize gelen gerçek turist sayısı ve döviz girdileri üzerinde bir mutabakata varamamışken,

Sayın, Bakan tüm bu sorunların çoktan farkına varmış…
Hem’de Türkiye Turizm Meclisini oluşturan kurumlardan daha fazla….
Tur bindirmiş gidiyor….

Eksikte olsa yanlışta olsa, hemen her konuşmasında Türkiye’nin Dünya’nın yedinci turizm ülkesi olduğunu söylemesi….
Çelişkiyi görsede, 30 milyon turist sayısı, 25 milyar dolar turizm girdisi rakamlarını her fırsatta dile getirmesi…..
Bu sektörün, ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğu ve vazgeçilemeyeceği mesajını sürekli dinamik tutma stratejisindendir….

İnce ince politik tecrübesini ortaya koyuyor….Mesajlar veriyor….

Bu Ülkede, rakip ülkelerin besleyip kolladığı, turizme karşı önemli direnç gösteren güç odaklarının olduğuna işaret ediyor..

Bu ülkenin sosyal, politik, bazı dinamikleri olduğunu gösteriyor….

Sektörel istekler karşısında zorlandığı alanları anlatmaya çalışıyor..

Ben tek başıma bunlarla baş edemem,
Birleşin….
Bana destek verin diyor….

Ya yukarıdakiler..!
Sizler,
Türkiye Turizm Meclisinin saygıdeğer temsilcileri,
Bu oluşumu kurar ve o “KURULUŞ İLKELERİ” nin altına imzalarınızı atarken,
Hiç öz eleştiri yapıp,
Bu güne kadar sektörün gerçek sorunlarını teşhis edebildiğinizi düşünüyormusunuz…?

Teşhis edipte şahsi menfaatlerinize ters geldiği için dillendirmekten çekindiğiniz sorunlar oldumu…?

Örneğin, kesinlikle “İnsan Odaklı” bir sektörde “ucuz iş gücü” anlayışı ile tesis ve işyerlerinizde görev verdiğiniz yönetim kademelerinin sorunları sizi hiç alakadar ettimi?

Sektörün sürdürülebilinir kalite anlamındaki konumunda çok önemli bir yer teşkil eden “ MESLEKİ ARA ELEMAN” kısaca “PERSONEL” politikalarının düzeltilmesi konusunda herhangi bir girişiminiz oldumu?

Türk Turizmine yön vermek adına kurulmuş olan örgütünüz,

Bu konularda, herhangi bir çözüm önerisi getirdimi?

Hadi getirmedi diyelim..

Bundan sonra getirecekmisiniz..?

Ayrıca;

Bu birleşim o kadar zormuydu…?

Bir çok kez denenmesine ragmen neden gerçekleşmedi…?

Sayın Ertuğrul Günay bir toplantıda, Bakanlar kurulunda kendisine “siz bakan’mısınız? yoksa turizmci’misiniz?” diye sorulduğunu itiraf ediyor…

Bu mesaj niçin iyi okunamadı…?

Şimdi bu noktada,

Evet biz bu mesajları aldık….

Aklımız başımıza geldi….

Kayıtsız ve Şartsız hiç bir politik ve “şahsi çıkar “kaygılarımız olmaksızın bu kez bir araya geldik,

“ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK” diyorsanız

Sizlere içten tebrikler….!

Yok hayır, yakında koltuk kaygımız….temsil sıramız…gücümüz… ön plana çıkacak, bu çaba da heba olup gidecek diyorsanız…

Yazıklar Olsun…

Temenni ederim olmaz…

Hep birlikte yaşayıp göreceğiz…




Not: Türk Turizminin en önemli ve birinci derecedeki sorunu turizmin aynası olan tesislerin yönetim zaafiyetleri ve eğitilmiş iş gücü eksikliğidir,
Hal böyle iken, bu meclisin kurucuları arasına Profesyonel Otel Yöneticilerini ve bağlı oldukları en etkin örgütleri BOYD ve POYD’ un davet ve temsil edilmemiş olmasının, çocuğun premature doğumu ile eşdeğerde olduğuna inanıyorum….
Yanlış teşhis hayat bitirir…
Bir kolu olmayan olgu arzu edilen sonuca ulaşamaz..
Sektörümüzdeki, personel sorununun, ucuz iş gücü alışkanlığının ve inadının getirdiği yönetim zaafiyetinin Türk Turizmi için ne anlam taşıdığını, bir sonraki yazımda ele alacağım…

Sevgilerimle,

İLK YORUMU SİZ YAPIN...