OKUYUCULARIMIZ BİZİM HERŞEYİMİZ

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 23.03.2008 23:53
2186 0

O gün çok başarılı bir iş yaparsınız. Akşam eve dönüşte içinizde bir tatlı huzur vardır. Yaptığınız işten dolayı kendinizle gurur duyarsınız. Başarılı olmanızın verdiği mutluluğun gururudur duyduğunuz. Arabanızın teybine en sevdiğiniz müziği koyarsınız ve o mutlulukla evinize gidersiniz. Evde sizi bekleyenlerle mutluluğunuzu paylaşırsınız.

Biz gazeteciler ise bu konuda biraz farklı şeyler hissederiz. Başarı ölçümüz yapmış olduğumuz haberin etkisidir. Çok etkili bir haber yaparsınız ve o haber toplumda hemen etkisini gösterir. Ancak genel olarak bu haberler hep olmayacak şeyleri ortaya çıkardığı için aslında bazen yaşanan bu çarpıklıklara isyan edersiniz. Çoğu zaman “keşke bunlar olmasaydı da haber yapmasaydım” dersiniz kendi kendinize.

Haberiniz bağlı bulunduğunuz gazetenin 1. sayfasında ya da manşetindedir. Başarmış ve önemli bir haber yapmışsınızdır ama eve kendinizle gurur duyarak gitmezsiniz, sevdiğiniz müziği dinlemek içinizden gelmez, evdekilerle bu başarınızı paylaşmak bile istemezsiniz. Çünkü “göz göre göre bu nasıl yapılır! Bu ülke bu sorumsuz insanların babalarının çiftliği mi?” diye kendi kendinizi yersiniz! Yani düşünmesi, utanması gereken insanlar neşeyle hayatlarına devam ederken bu insanların yaptıklarından siz utanırsınız!

Bu noktada okurlarınız devreye girer! Öyle şeyler yazar, öyle şeyler söylerler ki size, işinizle, yaptığınızla gurur duymaya başlarsınız. Hemen “bu ülke sahipsiz değil, bizim insanlarımızın büyük kısmı çok duyarlı. Ülkem ve onlar için daha çok çalışmalıyım” diye düşünürsünüz ve gerçekten daha bir azimle çalışırsınız.

Yaşar Anter’le birlikte geçtiğimiz hafta boyunca Güvercinlik Pina Yarımadası’nda denizin doldurulması çok dikkatimizi çekti. Birkaç gün boyunca araştırdık ve otel inşaatı yapıp denizi dolduran yatırımcının denizi doldurmak için izni olmadığını ortaya çıkardık. Haber bağlı bulunduğumuz gazetelerde, önemli yerlerde çıktı.

Ancak Açıkçası hem Yaşar Anter hem de ben bu haberi yaptığımız için sevinemedik, gördüklerimize, ortaya çıkardığımız gerçeğe inanmak istemedik. Birilerinin kendini devletten bile üstün görerek, bütün kuralları hiçe sayarak doğayı katletmesi beni derinden yaraladı.

Yaptığımız haber çok etkiliydi ama biz mutlu değildik. “Keşke bunlar olmasaydı, kuş ve böcek haberleri yapsaydık” dedik kendi kendimize. Eve o üzüntüyle döndük ama devreye hemen okurlarımız girdi. Öyle güzel yorumlar yaptılar, öyle güzel mesajlar gönderdiler ki bize büyük bir güç verdi. 

Okurlarımız yani sizler bizim herşeyimizsiniz. Belki bu sözler çok klasik ama inanın bunları çok içten yazıyorum. Sizler sayesinde mesleğimle ve yaptığım işle gurur duyuyorum. Sizlerle birlikte bu ülkenin sahipsiz olmadığını görüyoruz. Yaptıklarımız bu kadar çarpıklığı düzeltmeye belki yetmeyecek ama hiç değilse bir şeyler yapıyoruz ve siz de takdir ediyorsunuz.

Size gönülden teşekkür ediyorum. Umarım bu ilginize, bu iltifatlarınıza her zaman layık oluruz. 


İLK YORUMU SİZ YAPIN...