KAZIM KANAT?LA BİR GÜN

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 25.09.2008 14:41
2111 0

Spor yazarı Kazım Kanat’ın hastaneye zatürre teşhisiyle kaldırıldığını ilk duyduğumda hemen telefona sarıldım. Tam kendisini arayacakken aynı haberin devamında komada olduğu yayınlandı. Kazım Abi’yle Bodrum’da olduğu sürece sık sık görüştüğümüz için onun nasıl bir inadı olduğunu biliyordum ve bu hastalığını da yeneceğini düşünüyordum. Ancak bir taraftan da akciğer kanseri nedeniyle ciğerinin yarısının alındığını bildiğimden dualarımı da eksik etmedim.

Ama olmadı! Maalesef Kazım Abi hayatını kaybetti. Onunla kullandığı teknesiyle birkaç defa denize açıldık. Nasıl bir Bodrum hayranı olduğunu çok iyi bilirim. Koyları gezerken çarpık yapılaşmadan nasıl da rahatsız olduğunu her fırsatta dile getirdi.

Son derece mütevazi bir kişiliği vardı. Televizyonlarda göründüğünün aksine son derece salaş giyinen, Bodrum Denizciler Derneği’nde hemen hemen tüm kaptanlarla sohbet eden, akşamları Manavlar Arkası’ndaki lokantalarda hemen hemen herkesle rakısını tokuşturan bir kişiydi.

Bir çok yazarla tanışma fırsatım oldu ama Kazım Kanat herhalde tanıdığım en mütevazi yazardı. Bazen Bodrum’la ilgili bir çok kişiyi kızdıran yazılar yazdı, ama yapı olarak son derece inatçı ve dediğim dedik olduğu için eleştirilere kulaklarını tıkadı.

Onunla teknesinde bir gün geçirmek gerçekten çok keyifliydi. Dost meclislerini çok sever, denize hiç yalnız açılmazdı. Dostlarıyla tavla oynar, denizin tadını çıkarırdı. Akşam serinliğini ise iple çeker, bir an önce her zaman gittiği lokantasına gidip rakının keyfine varmak isterdi.

Kazım Kanat’ın küpe hayalini bilirsiniz. O’na ilk küpeyi ben aldım. Bodrum Çarşısı’nda bir gümüşçüden aldığım küpeyi ilk defa kulağına taktı. Bende bu anları ölümsüzleştirdim.

Gerçekten öldüğünü duyduğumda Kazım Kanat’la geçirdiğim anlar film şeridi gibi gözümün önünden geçti, gitti. Çok üzüldüm.

Toprağın bol olsun Kazım Abi!


İLK YORUMU SİZ YAPIN...