İSMET ABİ!

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 11.09.2009 12:02
2006 0

5 gündür ruh gibi dolaşıyorum ortada, ne yaptığımı bilmeden! Kalbimi sıkıştıran, beni yataklara düşüren kişi ise İsmet Abi! Hani hep derler ya yaşadığınız anda bilemezsiniz, kaybettiğinde değerini anlarsınız diye, işte İsmet Abi’nin rahatsızlığı ve vefatı bende böyle bir şok etkisi yarattı.

Bilemezdim ki İsmet Abi’nin hayatının son aylarını onunla beraber geçirdiğimi, nereden bilecektim!

Yerel basının yaşadığı sıkıntıları derinden hisseden 2 gazeteci ben ve İsmet Abi, kafa kafaya verdik ve ofisimizi paylaştık. Masrafları 2’ye böldük ve adeta yaşamak için omuz omuza verdik.

İşte bu 3 aylık bölüm, benim İsmet Abi’yi çok yakından tanımama neden oldu. O’nun ne kadar cana yakın olduğunu, çok büyük sıkıntılar içinde olmasına rağmen dışarıda dimdik durduğunu, yaşadıklarını içinde yaşadığını, dışarıda ise herkese el uzatmak istemesini… Hepsini, hepsini bu 3 ayda gördüm.

Kitap tadında bir gazete çıkarmak için nasıl didindiğine şahit oldum. 300,-TL’lik abone bedeli için nasıl planlar yaptığını, almasa da söz verenler olduğunda nasıl mutlu olduğunu gördüm. Söz verenlerin daha sonra sözünü yemesi bile neşesini bozmuyordu, “olsuuun hayat devam ediyor” deyip geçiyordu.

Ama aslında olmuyordu. İsmet Abi kendine yediremiyordu. 300 TL için ona söz verip daha sonra yerine getiremeyenlerden abonelik almadığı için değil, dostum diye tanıdıklarının sözlerini yemesi ona çok koyuyordu.

Didindi, çırpındı ama olmadı. Beyni isyan etti, “bu kadar beni stresle dolduruyorsun, işte artık patlıyorum” dedi ve İsmet Abi aramızdan gidiverdi.

Bir paket sigara, bir simit ve çay O’nun için yeterdi. Bunları aldığında mutlu oluyordu. Cebinde 1 lira bile yokken, 300 liralık bir söz hayata bakışını değiştiriyor, karamsarlıktan kurtarıyor ve geleceğe umutla bakmasını sağlıyordu. “Dostlarım var benim” diyordu, “bu dostlar sayesinde sırtımız yere gelmez”!!...

Gazetecilik mesleğini kullanıp Bodrum’u sömürmesi işten bile değildi. Ama yapmadı, yapmayı bir an bile düşünmedi. Sadece içine attı, doğru bildiği yolda yürüdü. Ve onurlu bir gazeteci, iyi bir insan olarak aramızdan ayrıldı.

Bana çamur atan çapsız ve şerefsizler olduğunda İsmet Abi hep yanımdaydı, iftiraları birlikte göğüs gererek kaldırdık. Bana hep moral ve umut verdi.

Şimdi İsmet Abi artık yok. O’nun hikayesi ise Bodrum’da çok konuşulmalı. Onurlu gazetecilerin ne şartlar altında yaşadığını, her şeye rağmen kalemlerini satmadığını Bodrum çok iyi görmeli, bilmeli!..

İsmet Abi, giderayak yine bir iyilik yaptın bize. Sayende belki Bodrum gözünü açacak. Ama sen yoksun! Neye yarayacak!

Şimdi cenazeye gideceğim. Dostuma son görevimi yerine getireceğim.

Uğurlar olsun İsmet Abi, nurlar, ışıklar içinde yat. Sen bunu hak ediyorsun. Bayrak bizde, belki ecel bizi de bu şekilde alıp gidecek ama yılmayacağız.

SANA SÖZ VERİYORUM, YILMAYACAĞIM İSMET ABİ…

İLK YORUMU SİZ YAPIN...