İŞGALİYE ÖDEDİ YA!!!

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 27.04.2009 16:13
2991 0

Bodrum’da yaşamanın keyfini herkese anlatıyoruz. Ama yaşadığımız yere karşı sorumluluklarımızı yeteri kadar yerine getiremiyoruz. İnsana saygı duyalım diyoruz, ancak bazen kendimize bile saygı duyamıyoruz.

Yaşadığımız yerin temel ihtiyaçları belediyeler tarafından yerine getiriliyor, su gibi, kanalizasyon gibi. Çevre düzeni de yine belediyeler tarafından yapılıyor, kaldırımlar, yollar, park ve bahçeler gibi…

Buraya kadar her şey güzel, ancak kendi malımız olan kaldırımlarda istediğimiz gibi yürüyemiyoruz, parkların bazılarında çocuklarımızı oynatamıyoruz, yaya yolunda her an bir motor çarpar endişesiyle gönül rahatlığıyla dolaşamıyoruz.

Kaldırım yapmanın amacı, yayaların rahat rahat yürümesi değil midir? O halde işyerleri bu kaldırımları neden işgal ediyor? Restoranlar kaldırımlara masa koyup hepsini kaplıyor, giyim firmaları giysilerini kaldırımda sergiliyor, arabalar kaldırımlara park ediyor, biz de bu görüntüler eşliğinde Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye kendimizi yırtıyoruz. Ayrıca kaldırımları işgal edenleri vatandaş olarak uyardığımız zaman bir dayak yemediğimiz kalıyor, işyeri sahibi üzerinize yürüyor.

İşgaliye ödüyorlar ya?!!

Belediyeler belli noktalarda işgaliyeye izin vermiyor, işletmeye ağır cezalar kesebiliyor, masasını ya da raflarını kaldırabiliyor. Ama her nedense bazı belli noktalarda ki işletmelere kimse dokunamıyor. Bunun nedeni olarak da işgaliye parası ödenmesi gösteriliyor. Yahu işgaliye parası ne demektir? Biri bana bunu açıklasın lütfen! İşgaliye demek ceza demek! Yani kamu malını işgal ettikleri için ödedikleri ceza demek! Düşünsenize, arabanız var, adamın biri geliyor, hiç size sormadan etmeden arabanızı alıyor, istediği gibi istediği kadar kullanıyor, sonra size para veriyor “ al bu parayı ben arabanı kullanıyorum” diyor!! Ne yaparsınız? Arabanızı alan adamı savcılığa bildirmez misiniz? Bu adamı hırsız olarak adlandırmaz mısınız? O halde işgalcilerin hırsızdan farkı nedir? Ve belediyeler neden bunlara göz yumar?

Biz bu ülkede kendi malımızı kullanmak için vergiler ödüyoruz. Yani yollarda rahat rahat araba kullanalım, kaldırımlarda rahat rahat yürüyelim, yeni yollar yapılsın, trafik rahatlasın diye her sene vergiler ödüyoruz. Her sene çevre temizlik vergisinden bir çok vergiye kadar kazancımızın bir çoğunu vergi olarak veriyoruz.. Niçin? Yaşadığımız yerde huzur içinde, endişesizce yaşamak için. Yollar kaldırımlar vergilerimizle yapılıyor, devlet memurları vergilerimiz sayesinde maaş alıyor. Bizim kendi paramızla yaptırdığımız yerleri insanlar hangi hakla diledikleri gibi kullanabiliyor? Ve yine bizim vergimiz sayesinde maaş alan değerli yöneticilerimiz! Bunlara nasıl oluyor da göz yumuyor?...

Yapılan başarılı çalışmaların her zaman arkasındayım. Ama haksızlık yapıldığı zaman topluma ve yaşadığı yere saygısı olan biri olarak tepkiliyim. Toplumun gücü sayesinde koltuklarında oturanlar çifte standart yaparak, toplumu hiçe sayıp gücünü kanunsuzluklara kılıf uydurmak için harcarsa bu toplum onu unutmaz.

İLK YORUMU SİZ YAPIN...