HEY! O FORMADA AY YILDIZ VAR!

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 11.11.2013 15:31
882 0

Dün gece Galatasaray’ı Şükrü Saraçoğlu’nda bir kez daha yenerek liderliğimizi sürdürmenin hazzı ile koltuğumuza yaslanmış spor programlarını izlerken, futbolcumuz Christian Baroni’nin terbiye ve etik dışı ve de hiç şık olmayan görüntüsü Beyaz TV, Beyaz Futbol da gündeme düştü...

O esnada Moderatör Ertem Şener Fenerbahçe’nin eski futbolcusu olan yorumcu! Ümit Özat’dan konuyu değerlendirmesini istedi.

Türk sporunda son yıllarda tavan yapan şiddet tırmanışına dur diyecek oluşumların başında gelen bir TV spor programı yorumcusunun birilerine ters düşer miyim? korkusuna kapılmadan, böyle bir harekete cesaretle ve  gümbür gümbür değerlendirme yapması beklenirken konuyu evirip çevirip diğer yorumcu Sinan Engin’e pas vermesi üzerine, Rasim Ozan Kütahyalı’ ya  ekrana yansıyan görüntüyü ve yorumcunun tarzını kibarca kınayan bir mesaj attım.

Rasim Ozan Kütahyalı’ da bu mesajı canlı yayında okudu.

Yorumcu! Ümit Özat çok çirkin ve saygısızca yapılmış bir hareketi benim baktığım pencereden de irdelemek yerine köpürdü...köpürdü...köpürdü...

Bir Fenerbahçe düşmanı olarak gördüğü Rasim Ozan Kütahyalı’ dan medet ummamın yanlışlığına atıfta bulunarak konuyu getirdi Fenerbahçe düşmanlığına kadar bağladı.

Hiç haddi olmadan Kulübümüzün bizler için bir mabet niteliğinde olan  Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulunu ve  üyeliğimi sorgulama ve küçümsemeye varan cümleler sarf etti.

Oysa ki çok değil bir kaç program önce bizzat kendisi Rasim Ozan Kütahyalı ile programda kavga ettiklerini ancak program sonrası ve hemen her gün buluşup arkadaşlık ettiklerini gururla ve övünerek açıklamış idi...

Şimdi haklı ve bir çok kesim tarafından da taktirle karşılanan eleştirel mesajımın adresinin Sayın Ozan’ olması ve kendisine göre bir Fenerbahçe düşmanından medet umma girişimimiz suç ve FB düşmanlığı oluyor ise kendisinin bu itirafının nasıl bir olgu olduğunu ayrıca kamu oyunun dikkatlerine sunuyorum... 

Bu aşamada, cevap hakkım doğduğu gerekçesi ile yayına bağlanmam gerekti ve bağlandım.

Ama ne mümkün, canlı yayın ve stüdyo gücünü kullanan bu ses Türk sporunda şiddeti körükleyecek böyle bir hareketin nerelere gideceğini anlatmama fırsat vermeden sürekli avazı çıktığı kadar bağırarak beni bastırmaya çalıştı...
Her şeye rağmen vermek istediğim mesajı arka planda her bir yorumcunun aynı anda topa girerek, oluşan o kakofoni içerisinde verebildiğimi düşünüyorum.

Neyse esas konu bu değil tabii ki...

Ne yazık ki akıl tutulması yaşayan bir ülkede yaşıyoruz,

Beni, yorumcu! Ümit Özat’ın çizdiği yoldan giderek küfürlerle Fenerbahçe ve Cumhuriyet düşmanlığına layık gören twitlere boğanlara ve de kendisine şu cevapları veriyorum.

Aslanlar gibi kazandığımız 2-0’ın keyfini çıkarmak varken haklılığımıza şımarık bir futbolcunun yaptığı bir hareketle gölge düşürmek doğrumu dur?

Eski haşarı futbolcumuz Lugano ile yapılan bir röportajda niye forma değişimi yapmadığı sorusu üzerine; “Formam benim NAMUSUMDUR, Onu Alan Futbolcunun Ne Yapacağı Belli Olmaz” dediği halen hafızalarda iken,

Ayrıca çok önemli ve asla gözden çıkarılmaması gereken düşündürücü bir detay olarak gördüğüm o formanın renkleri ne olursa olsun göğsünde Cumhuriyetimizi simgeleyen “AY YILDIZIMIZ” varken,

Üstelik bir dostluk göstergesi karşılığı maç sonrası değişimden aldığı “Ay Yıldızlı” bir formanın bu şımarık adamın şortunun içinde üstelik edep yerinin önünde ne işi vardı?

Büyük kulüpler büyük adamlar tarafından yönetilirler, böylesine ileride milli duygularımızın da rencide edilebileceği ciddi ve şiddeti tırmandırıcı bir hareketi görmezden gelmek bunu cezalandırmamak büyüklük müdür?

Bu mudur Fenerbahçe sevgisi?
Bu mudur Cumhuriyetimizin savunuculuğu?
“Düşman” kelimesi hangi fikre daha yakındır ve yakışmaktadır?

Şimdi böylesine ciddi bir durumu, kulübümün başkanı veya yönetiminden herhangi biri cezalandırmıyor ve sessiz kalıyorsa o mabette 32  yılını doldurmuş, bu süre zarfında çeşitli görevler almış ve yöneticilik yapmış bir kongre üyesinin böyle bir eleştiri hakkı olmayacak mıdır?

Bu şahıs, haklı bir eleştiriye Kongre ve Yüksek Divan Kurulu üyeliğini küçümseyerek böylesine agresif bir tutum içerisinde TV kanalının gücünü arkasına alıp Fenerbahçe hakkında yorum yapmak yetkisini sadece kendi tekelinde mi görmektedir?

Şimdi, aynı hareketi diğer kulübün bir futbolcusu yapsa bu iş nerelere varacaktır?

Bizler, GS’lisi BJK’lısı ile aynı tribünlerde maç izlemiş bir kültürden geliyoruz,

Artık, bu tür şiddet ve şiddeti körükleyici hareketleri özellikle, toplumun gözü önünde olan yöneticilerimizin, yorumcuların yandaş ve biat kültürü dışında aynı şiddetle püskürtmelerini bekliyoruz...

Toplumun ezici bir çoğunluğu ve tribünleri dolduran milyonlarca aklı selim taraftarımız da bunu istiyor..

Ben bu zihniyete tüm yazılı basının internet nüshalarında bu haberin altında çıkan ve çoğunluğu Fener Bahçelilerin yapılan çirkin hareketi nasıl kınadıklarını okumalarını tavsiye ediyorum...

Sevgilerimle


İLK YORUMU SİZ YAPIN...