HER YIL SEÇİM OLSA?..

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 17.05.2011 18:24
1114 0

Şimdiye kadar telaffuz dahi edilmeyen vaatler….sözler……

Bakanlar coştu… Gün geçmiyor ki bir bakandan oy’a endeksli vaatler çıkmasın..

Çevre Ormanı, Bayındırlığı, Maliyeyi, Ulaştırmayı, Milli Eğitimi ve milletvekili adayı olan diğer bakanları bir tarafa bırakıp bizi ilgilendiren bakanımızı takip edelim…  Yeni dönemde “kültürü” kaldırılacak olan, Kültür ve Turizm Bakanımızı…

Ben şahsen sayın Bakanımızın İzmir’den yaptığı her hareketi takip ediyor her söylediğini kaydediyorum…..

Bu aralar bir coştu pir coştu sayın bakanımız… Tüm zamanların “en“ lerini yaşatıyor turizmcilere…

Vaatlerin hangi derecede gerçekleşeceğini ve bu konularda seçim sonrası mecliste ne tür projelere imza atacağını merakla bekliyoruz… İşte bu nedenle kayıttayız…..

Şimdilik, hızlı girdi sayın bakan, inşallah nefesi kesilmez….

43 bin yataklı İzmir?in aslında 100 bin yatağa ihtiyacı olduğunu söyleyen sayın Ertuğrul Günay  ilave 57 bin yatağın hemen gündeme alınacağını…  Ayrıca, İzmir’ i Türkiye kenti ve bir dünya markası yapacaklarını vaat ediyor…

Çılgın Proje “Kanal İstanbul” ile Başbakan’ın İstanbul için kurguladığı “dünya markası” hayallerine rakip olmak pahasına…

Eğer İzmir için gerçekten böyle bir çıta koyuyor ve bunu başarırsa önünde saygı ile eğileceğiz..…

İnşallah tanrı bize o günleri gösterirde, sayın Bakanın bu cesaretlendirmesinden hareketle yola çıkan yatırımcılarımıza, kendilerini çevreci diye adlandırıp aslında turizm karşıtı olan guruplara, bürokrasinin keskin çarklarına, SIT kurullarının acımasız yol kesişlerine karşı bir duruş sergileyip destek verdiğine şahit oluruz….

Ama olmaz, asla yapılamaz… Siyaset değişmez, değişemez…. Niçin mi..?

İşte üzerinde dikkatle durulması gereken sözler ve ”niçin” in ip uçları…

“..kimsenin kılığıyla kıyafetiyle masasıyla ilgilenmiyoruz. İsteyen sofrasını kurar şarap içer isteyen sofrasında şerbet içer. …”

 “…Benim derdim onların çocuklarının geleceğidir…” diyor ve ilave ediyor, sayın bakan…..

“…İzmir bizim elimizden tuttuğu zaman biz de İzmir’i ayağa kaldıracağız..” (basından sayın bakanın sözleri…)

Bu cümlelere dikkat….!

Sayın bakan cümlesinin birinci bölümünde Şarap ile Şerbeti benzeştirmiş,yani aynı platformda kategorize etmiş…!!

Şerbet….tamam…o konuda bir sorun yok..

Ama Şarap deyince bir dakika ara….

Ülkemizde içkiye uygulanan ÖTV Guinness rekorlar kitabına adaydır… Turizm operasyonumuzun yüzde doksanının “ her şey dâhil” konsepte gerçekleştiğini düşünecek olursak yatırımcımız sırf bu yüzden cost’larını bir türlü denkleştiremezken…,

Bir çok kent,ilçe ve belde belediyelerimizde içki yasağı ataklarının yapıldığı hatta uygulandığı…,turistik tesislerimizde içki tüketiminin azaltılması adına bir seri yönetmeliklerle gelen baskılar varken…

Sayın bakanımız bu sorunları yok edecekse söyleyecek bir şey yok…

Yok eğer  tüm bunlar, turizmin ülkemiz ekonomisinde önemli bir konuma sahip olduğu ilkesi içinde,

Söylendiği gibi önemli olan “çocuklarımızın geleceği…”  ise,  yukarıda vaat edilenlerin hepsi “elden tutmakla” doğru orantılı mı gelişecektir…?

 İzmir elden tutarsa çocuklarımızın geleceği garanti de mi…? olacaktır…

İzmir elden tutarsa ÖTV düşecek…Şarap ile Şerbet benzeş mi..? olabileceklerdir….

Hatta eğlence sektörümüzü yıkan 23.59 tekrar gözden geçirilir….. mi acaba?

İzmir ya elden tutmazsa.?

O zaman çocukta yok, gelecekte yok, mama da’ mı yok olacaktır….

Siyaset zaten ne zaman değişti ki…!!

“Elden tutmayı” şart koşmadan, Bakanın söylediklerinin milat olmasını diliyorum…İnşallah….

…………….

Çocukluk yıllarımız da büyüklerimiz seçim dönemlerinde komedyenlerin, milletvekili adaylarının ağzından derledikleri “Ankara ya deniz getireceğiz….” gibi hayal mahsulü esprileri ile gülüşürlerdi…

Milletim, Ankara ya deniz gelemeyeceği gerçeğini geç de olsa bir nebze anladı da bu argümanın kılık değiştirmiş olan diğer gerçeklerini halen daha ağız açık dinledikleri ve inandıkları için, o günden bu güne vaatler, elden tutmayla doğru orantılı olarak tam gaz bol keseden atılmaya devam ediyor…

Bu komedinin önümüzdeki seçim dönemi ile son bulmasını umut ediyorum, turizmimizin içinde bulunduğu dağınık görüntüden kurtulması, dünya turizm hareketleri pastasından layık olduğu paya kavuşması adına İzmir den de başlatılsa, radikal çözümlerin üretildiği, insanlarımızın ve tüm turizmcilerimizin mutlu oldukları bir on üç haziran sabahına uyanmak istiyorum….

….................

Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki kamuoyunun nabzını tutan Eurobarometer anketi, turizm alanında Avrupa?daki son trendleri ve 2011 yılında hangi ülkenin daha çok ilgi göreceği belirlenmiş….

Buna göre, en popüler destinasyonlar anketinde ; İtalya, yüzde 11.5 le en fazla tatil planı yapılan ülke, İspanya yüzde 8.6 ile ikinci sırada, onu yüzde 8.2 ile Fransa takip ediyormuş Türkiye klasmanda ne yazık ki yok…

Olsa olsa, araştırmaya göre , Avrupalıların yüzde 23?lük kesimin hâlâ tatilde nereye gideceği bilgisi alınamayan kesimde kaldığını düşünüyor ve, Ülkemizin, İtalya dan, İspanya dan ne eksiği var diye…..üzülüyorum…

Aynı rapor, seyahat edenlerin yüzde 32?sinin, yerel etkinlikleri, yüzde 27 sinin, kültürel zenginlikleri, yüzde 14ünün, eğlence potansiyelini, yüzde 36?lık kesimin ise tatil tercihini yaparken dinlenme amaçlı tatil ve seyahati ön planda tuttuğunu göstermiş,,, yüzde 18 ‘i de "deniz,kum ve güneş tatilini tercih ettiğini tespit etmiş… 

Söyler misiniz, bizim önümüzde yer alan, bir çok turizm ülkesinde yukarıda sıralanan değerlerin ancak bir veya birkaçının bulunduğu bu pazarda, bunların tümünü birden bünyesinde barındıran, dünyada turizm yapılabilirlik açısından sahip olduğu muhteşem coğrafyasıyla, layık olduğu yeri bekleyen, güzel ülkem için, dünya yedinciliği ile filan avunmak yerine en popüler destinasyon olarak artık biz anılmaya başlasak, konaklama ve turizm gelirleri açısından “dünyada turizm yapan ülkeler” arasında birinci sıraya oturmayı hayal etsek, acaba çok mu bir şeyler istemiş oluruz….

Hayır bu ülke bu sonuçları hak etmiyor, dünya birinciliğinin gerçekleşebilmesi için “elden tutmak” şartına bağlı kalmaksızın atılacak her adım, konulacak her harç bizi o noktaya taşıyacaktır… buna tüm mevcudiyetimiz ile destek vereceğiz…el vereceğiz…

“Başlamak başarmanın yarısıdır” deyip , Seçim vaatleri de olsa ne yalan söyleyeyim, kulağımıza hoş gelen her şeye bir ümit yine inanıyoruz…inanmak istiyoruz…. Hiç değilse söyleniyor…konuşuluyor….“Bir şey kırk defa söylenirse olurmuş…!”

Keşke seçimler her yıl yapılsa… Hatta her ay……

Sevgilerimle


İLK YORUMU SİZ YAPIN...