FiLETMACUN

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 18.07.2012 15:00
839 0
Biz daha turizmimiz ve Türkiye’nin sosyo-ekonomik gündeminden hiç düşmeyen, All inclusive (her şey dahil ) sisteminin sınırlarımızdan içeri girer girmez nasıl dejenere edildiğini, çok kısa bir süre içerisinde;
Ultra ‘sı,
Mega’sı,
Maximum’u, 
Extended’i,
Premium’u,
Superior’u, 
Total’ ı gibi evrime uğrattığımız halinden aslına nasıl dönüştüreceğiz diye uğraşırken,

Şimdilerde bir “LAHMACUN” tartışmasıdır aldı başını gidiyor...

Ah benim ucu sonu olmayan turizmim... akıl dolu turizmcim...

Her şey Bodrum Türkbükünde ünlü bir otelin restoranında lahmacun yedikten sonra önüne gelen hesaba itirazı ile bunu şikayet konusu yapan bir misafir ile başladı...

Konu bir anda magazin basınının hatta durumdan vazife çıkaran bazı yazarların köşelerine taşınınca Bodrumun en ünlü “geyiği” olarak gündemde yerini alıverdi...

Otel sahibi derhal savunmaya geçti,

Yanlış bilgi !

Aslında benim “Lahmacunum” 34 TL ayranla 50 TL oluyor...

Bu arada en yetkili ağızdan  bir bardak ayranın 16 TL olduğunu da öğrenmiş olduk...

Afiyet olsun...

Kamuoyu bu açıklamadan tatmin olmuyor!!!

Yeni bir açıklama daha geliyor...

Benim lahmacunum diğerlerinden farklı,

Hem boyu büyük...

Hem’ de üzerinde “Filet Mignon” var

“Filet Mignon dananın bonfilesinin önünden alınan ince dilimler halinde kesilerek pişirilen ve özel sos eşliğinde servis edilen bir et çeşidi.......”

Yani bu, bizim ismi arapça’da etli hamur anlamına gelen “lahm bi ajin” den türemiş ve Mardin ve Şanlıurfa illerimizin vazgeçilmez acılı pidesi…

Asırlık “Lahmacun”,

Bodrum Türkbükünde Fransız mutfağı ile birleşince…

Oluvermiş, “FILETMACUN”.

Dedik’ya her şeyi dejenere etmekte üstümüze yok diye,

Olur’a.. kime ne... size ne...

Alan razı... satan razı...

Bir hikaye geldi aklıma,

Kahramanı, “Osman Ziya Sülün ”

Evvel zaman içinde Dolma bahçedeki saat kulesini satmakla ünlü namı diğer dolandırıcılar kralı “Sülün Osman”

Hikaye şöyle;

“…..Gözüne kestirdiği saf ama cebinde para olan bir vatandaşı belirledikten sonra, adamları planlanmış bir şekilde Dolmabahçedeki kule saat’ e bakarak saatlerini ayarlarlar, sonra’da Osman’a giderek  saat ayarlama parasını ödeyip, giderler.
Bu kârlı iş, kendini uyanık zanneden ve kısa yoldan zengin olmanın sihrini bulduğunu sanan vatandaşın dikkatini çeker, kısa bir hoş-beşten sonra Sülün Osman Dolmabahçe Meydanı’ndaki saati bu vatandaşa satar….”

Tabii yakalanır, huzura çıkarılır…

Komiser sorar, oğlum yine’mi? sattın saat kulesini,

Ne yapayım komiser bey diye cevap verir,

Bu alemde böyleleri olduğu sürece ben daha çok satarım saat kulesini!!!

Alan razı… Satan razı… kime ne !

Bu alemde  Mardinimizin Şanlıurfamızın asırlık Lahmacunu,

Olursa Bodrumun, FİLETMACUN’ u

Herkes’de yer 50 TL ye kime ne! size ne!

Afiyetlerle.

İLK YORUMU SİZ YAPIN...