FATİH AYDEN!

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 31.07.2008 09:54
3468 0

Uzun zamandır Bodrum’da dolaşan söylentiler gerçek oldu ve Bodrum Devlet Hastanesi Başhekimi Fatih Ayden görevinden alındı. Asla koltuk sevdası olmayan ama uğradığı haksızlığı bir onur mücadelesine dönüştürerek yargıya giden ve hukuk mücadelesini kazanarak görevinin başına dönen Fatih Ayden, bir kere daha görevinden alındı.

Bundan 6 yıl önce AKP Bodrum’da bir toplantı vardı. Kadir Kurt başkanlığındaki AKP Bodrum yönetiminin toplantısının ardından burada ismini vermeyeceğim ancak oldukça etkin bir AKP Bodrum yöneticisi bana gelerek aynen şunları söyledi; “Sizi yakından takip ediyoruz. Çok iyi bir gazetecisiniz. Bodrum Devlet Hastanesi’nde bize uymayan bazı isimler var. Bunlarla ilgili sizden yardım rica ediyoruz!” Bu yöneticiye “nasıl bir yardım” diye sorunca “Bize medya desteği lazım. Siz sözüne güvenilir bir gazetecisiniz. Size vereceğim isimlerle ilgili bizim kamuoyu oluşturmamız gerekiyor. Bu konuda desteğinizi rica ediyoruz” deyince böyle bir şeyi asla yapmayacağımı, bana teklif edilmesinin dahi bana hakaret olduğunu söyledim.

O günden bugüne Bodrum Devlet Hastanesi’nde tıpkı diğer kurumlarda olduğu gibi inanılmaz bir kadrolaşma yaşandı. Çok değerli doktorlar sindirildi, Devlet Hastanesi yönetimi AKP’nin istediği her şeyi yaptı.

Zaten 10 trilyon davasında da bu durum çok net bir şekilde ortaya çıktı. İhale bakanlık talimatıyla yapıldı, tuhaflıklar ortaya çıkınca kabak eski başhekimin başında patladı.

Verdiği onurlu mücadeleyi kazanan Fatih Ayden yeniden başhekim olunca AKP rahatsız oldu ve Ayden’in başını yemek için olmadık işler yaptı. Bazı basın yayın kuruluşlarında Fatih Ayden ile ilgili haberler çıkarıldı, korkunç bir baskı kuruldu. Ve Ayden’in hukuk mücadelesini kazanarak oturduğu başhekimlik koltuğundan kalkması, 8 ay sonra oldu.

22 Temmuz 2007’de Başbakan Erdoğan %47 oy almış ve o gece tüm televizyonlardan canlı yapılan konuşmasında kendisine oy vermeyen herkesin mesajını aldığını söylemişti. Ancak başbakan bu sözünü 1 gün dahi tutmadı. Korkunç kadrolaşma devam etti. AKP’li olmayan ya da AKP’nin dümen suyunda gitmeyen memurların üzerinde korkunç baskı kuruldu. Bu memurların geçmişi didik didik tarandı, en küçük bir açık memura karşı kullanıldı, memur ya görevden alındı ya istifa etmek zorunda kaldı.

Çoğu zaman da sudan sebepler yaratıldı ve bu sebepler kullanıldı. Tıpkı Fatih Ayden olayında olduğu gibi.

Dün Anayasa Mahkemesi AKP’ye çok ciddi bir uyarıda bulundu. Kapatmadı ama “sen laiklik karşıtı eylemlerin odağısın” dedi. Bu odaklaşmanın en büyük sebebi inanılmaz kadrolaşma.

Bugün Fatih Ayden’in başına gelen, AKP’ye karşı olan her memurun başına geliyor. O yüzden devlet memurlarımız korkuyor, siniyor, sesini çıkaramıyor, korkunç baskılara dayanamayarak inanılmaz istekleri yapmak zorunda kalıyor. AKP’nin kadrolarından bahsetmeye gerek bile yok.

Böyle bir yapının Türkiye Cumhuriyeti için tehdit olduğunu düşünenler acaba haksız mı?


İLK YORUMU SİZ YAPIN...