DERS ALINMALI?. SİSTEM DEĞİŞMELİ?.

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 09.05.2011 08:25
1316 0

Geçen hafta başı, Adana’nın Ceyhan ilçesinden staj amacıyla Bodrum’a gelen turizm ve meslek lisesi öğrencilerinden 11?i yedikleri yemek sonrası rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. İçlerinden bir turizmci yavrumuz bir meslektaşımız hayatını kaybetti bizleri de üzüntülere boğdu…

Bunca eğitimsiz ve yüz binlerce eksik istihdamla hizmet vermeye çalışan sektörümüzde eğitim almaya başlamış ve istikbalini turizm mesleği olarak belirlemiş bir canımızın kaybı bizim için o kadar önemli ki , anlatılamaz…. Mehmet İhsan turizm şehididir…. mekanın cennet olsun sevgili Mehmet İhsanç

Ateş düştüğü yeri yakar, ailenin çektiği acının şüphesiz dayanılmaz boyutlarda olduğunu biliyoruz, acılarını paylaşıyor,ve Tanrı’dan sabırlar diliyorum…

 Ama bizde bu olayı okulu ve oteli suçlayarak geçiştiremeyiz, geçiştirmemeliyiz,

Sistem irdelenmelidir..!!

OTEL ;

Bodrum’un en tanınmış turistik tesislerinden birisidir, yatırımcısı , takdir ettiğim uzun yıllar Bodrum’da turizm yatırımlarını çağa uydurarak geliştirme noktasında çabaları olan bir dostumdur… Çok titiz bir yapıya sahiptir, turizm mesleğinden gelmediğini bilen ve sık sık eleştirdiğim klasik otel patronu tipi aksine tesisini profesyonellere emanet etmiş bir kişidir…

Yaklaşık bin yatak kapasiteli tek bir tesisi olmasına rağmen, bir turizm danışmanı ile mesleki bilgi ve tecrübesini taktir ettiğim aynı zamanda derneğimiz üyesi bir profesyonel genel müdür ile çalışır….

İlk tespitlere göre elim olayın fotoğrafı bir gıda zehirlenmesini işaret ediyor ve çocuklarımız otelde sadece öğle yemeği yiyorlar, toplam iki yüz elli personel ve yönetim kademesi de aynı yemeği yiyor,

Bodrum’da ISO 9001 2000 ve HACCP GIDA GÜVENLİĞİ ISO 10002 MİSAFİR MEMNUNİYETİ VE ŞİKAYETİ YÖNETİMİ belgesi olan YEGANE tesislerden birisinde hep beraber yenilmiş bir yemekten gıda zehirlenmesi akla dahi getirilmeyecek bir olaydır…

OKUL ÖĞRETMENLERİ VE BİRKAÇ VELİ…;

Çocuklarımızı Bodrum’a getirmişler topluca otele gidilmiş, yemek yenilmiş, lojmanlar görülüp incelenmiş, çocuklar odalarına yerleştirilmiş, ve serbest zaman verilmiştir… Ayrılık vaktidir… Yapılabilecek başkaca hiçbir şeyleri ve başka bir alternatif yoktur… Er geç teslim işlemleri tamamlanıp ayrılık vakti gelecektir… öyle de olmuştur…”Sistem Gereğidir…”

ÜLKEMİZDE UYGULANAN TURİZM EĞİTİM SİSTEMİ;

Bir meslek düşünün insan ilişkilerine dayalı ve el becerisi, vücut dili, zeka, akıl gerektiren ince ve hassas detayları olan bir meslek,.

Öğrenme fonksiyonları tamamen pratiğe bağlı olarak edinilen tecrübeye dayalı bir meslek.

Eğer bu bir turizm eğitimi ise eğitim sürecinde teorik ve pratik birlikte yürümek zorundadır, eğitim mekanı mutlaka otel ortamı olmalıdır. Çocuklar sürekli teorik ve uygulama yapa yapa hizmet alan ile hizmet verenin oynandığı teatral bir ortamda eğitim sürelerini geçirmelidirler… Misafir psikolojisini ve ne istediğini özümseyerek….. sistemden kopmadan…..

Okul sıralarında üç beş yıl alfabe öğretir gibi gereksiz bir sürü detaylarla dolu, dersler aldırıp otelcilik mesleğinin asıl nüvesi olan denetimli uygulamayı staj adı altında birinci yıldan başlamak üzere turizm tesislerine göndererek yaptırırsanız bunun adı moda deyimle “ucube turizm eğitimi” olur..

Hele hele hayatında ana baba şefkati ve kucağından hiç ayrılmamış, gencecik çocukları stajyer statüsü ile yuvalarından yüzlerce km öteye gönderirseniz, birde üstüne üstlük, gönderildikleri yer televizyonlarda , magazin basınında sürekli görüp rüyalarında yaşattıkları bir yer ise, oraya götüren hocaları ,velileri ne yapabilirler ki…

Ana, baba, hoca, müdür, yönetici baskılarından kurtulmanın verdiği ve toplu arkadaş psikolojisi ile sürekli kulaklarının ardında yeme, içme, gitme, yapma oğlum diyen birileri olmadan korumasız bir ortamda mecburi staja zorlanan bu gençlerin hayallerinde yaşattıkları fantezilerini maksimum da kullanmak istemelerinin önüne hangi güç geçebilir.. Bu yapılana turizm eğitiminin vazgeçilmez bir parçası olan uygulama veya staj denilebilir mi.? O halde..?

Hiç kimse topu taca atmasın, staj bir eğitimdir. Genç öğrenci reel hayatta öğretici eşliğinde yaşatılır… Staj budur… Okul süresince her yıl iki üç ay çocukları getirip bir otel ortamına teslim ederek arada bir de kontrol ederek bu sistem yürütülemez, bunun adı düpedüz kanunlarımıza göre çalışma yaşı tutmamasına rağmen devlet izniyle yaptırılan çalıştırma sistemidir… Kısaca sistem bozuktur…. Yanlıştır…

Meslek hayatımızda Stajyer uygulamaları için gelen gençlerin psikolojilerini, büyük bir bölümünün kendilerine verilen görevlere ne denli konsantre olabildiklerini görüyor ve izliyoruz… Zaman zaman yüreğimizi ağzımıza getiren nice çizgilerin köşesinden dönmüş olaylarla karşılaşıyoruz ki… Ana, Baba, otel yatırımcıları ve yöneticileri olarak bu bıçak sırtı sistemden hepimizi Allah korusun diyorum…..

Sayın Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanı, bünyelerinde Turizm ve Otelcilik İşletmeciliği Yüksek okulu bulunan rektörlerimiz, başkaca İhsan’larımızı böylesine zamansız kaybetmemek, ayrıca yanlış kurgulanmış ve turizm eğitimi içine oturtulmuş adına staj denilen sistemden rahatsız olarak meslekten soğuyan gençlerimizi de kurtarmak adına bu ucube sistemi hep beraber tekrar gözden geçirmemiz gerektiğine inanıyorum…

Suçlu….Sizce…??

Sevgilerimle


İLK YORUMU SİZ YAPIN...