BODRUM TURİZMİNİN GELECEĞİ

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 13.05.2013 14:30
1210 0
Bodrum dün önemli kilometre taşlarından birisini döndü.
Neredeyse, otuz güne yakın bir süredir, BODTO seçimlerine kilitlenen Bodrumda en merak edilen konu ticaret odası seçimlerinin Bodrum turizmine vereceği etkileşimi idi.

Bir tarafta mevcut yönetim ve başkanının oluşturduğu “Biz Biriz” gurubu diğer tarafta seçimlere Amerikanvari bir seçim kampanyası ile hazırlanan ve turuncu renkleri ile epeyce sükse toplayan, “Vizyon gurubu” vardı...

Vizyon hareketinin uyguladığı ve özellikle Bodruma büyük kentlerden gelmiş yaşayanları ve yabancı misyon arasında büyük taktir alan bu seçim kampanyası Bodrumluların tamamı tarafından iyi algılanamamış olacak’ ki,  yarışa, siyasi parti seçimlerde gariban küçük partilerin cılız kampanyaları gibi sessiz sedasız giren Biz Biriz gurubu damgayı vurdu...

Toplamda kullanılan, geçerli 2094 oyun 1159’u Mavi, 935’ini de Vizyon grubu topladı, Fark 224 idi, bir anlamda turuncular biraz daha atak olabilseler bu farkın 113’ünü kendi lehlerine çevirebilseler seçimi kazanmaları işten bile değildi...

Goca Bodrum’da 113 kişi, ile seçim kaybetmek veya kazanmanın üzerinde epeyce kafa yorulması gerektiğini düşünüyorum...

Aradaki farka bakılacak olursa, 8 yıldır yönetimde olan ve bir önceki seçimlerde ezici bir oyla aldıkları görevlerini sürdürerek buraya gelmiş olan Mavi’ lerin bu üçüncü dönemlerinde oturup bir kez daha düşünmeleri gerektiği inancındayım...

Şimdi gelelim Bodrum turizminin geleceğine,

Ardı ardına gelen, Hilton, Swiss, Mandarin, Kempinsky, Ramada, Aman Resort, gibi dünyaca ünlü zincir otel markaları ve de özellikle Azeri asıllı iş adamımız  Mübariz Mansimov  tarafından yaptırılan ve dolar milyarderlerinin mega yatlarının demir attığı Yalıkavak  yat limanı ve içerisinde daha bir kaç yıl önce hayal dahi edemeyeceğimiz dünyaca ünlü restoran ve gece kulübü markalarının da  işletmeye açılması ile Bodrum bir turizm kenti olarak, artık geri dönülemez bir yola girmiştir...

Şimdi gelinen noktada işletim sistemleri her misafiri “Şımartmak” olan bu markalarda konaklayan, yemek yiyen, eğlenen ve yıllardır gelseler diye hayaller kurduğumuz dünya jet-set’ i konuklarının bir adım mesafede dışarı çıktıklarında karşılaşacakları mevcut görünümün Bodrum turizminin geleceğine ne denli bir etkisinin olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Ben düşünemiyorum...

Bu olgu artık laf üretmekle, boş vaatlerle ve hayali ve de gerçekçi olmayan rakamların arkasına sığınarak geçiştirilemez..

Bodrum’un “...şu fuarlara katıldık, bunlara reklam yaptık, bu yıl Bodrum turizmini patlatacağız...”  gibi komik, yaşanan aşk trafiğinin kamuflajı olan alışkanlıklarından bir an önce  vaz geçip, öncelikle o turizm fuarlarında satışa değer “ürünün” yaratılması için çaba harcaması gerekmektedir...

Kısaca ve özetle, Bodrumun bu günkü pozisyonu için, mutlak surette ve süratle bir “Devrim’e” ihtiyacı vardır.

Bodrum’un öncelikle hazırlanacak stratejik planı ve senaryosu ile tarihi ve kültürel değerleri ortaya çıkarılmalı altı üstüne getirilerek adeta bir şantiyeye döndürülmesi sağlanmalıdır...

Mevcut yönetimlerce, ciddi projeler üretilmeli, çözümü yaklaşık üç milyar dolarlarla eşdeğer alt yapı sorunları bir an önce halledilmelidir...

Zamanında hiç bir otel işletmeciliği tekniğine dayanmadan alelacele yapılmış ve ne yazık ki çoğunlukta olan ve de değişime karşı çıkan küçük otellere sağlanacak “devlet destekli teşvikler” ile otantik yapı içerisinde, sempatik makyajlar yapılmalı bunların süratle kabul edilir butik oteller statüsüne dönüştürülmeleri sağlanmalıdır...

Sırada atılım ve güven ortamı bekleyen büyük oteller için 625 km2 yüzölçümlü Bodrum yarımadası üzerinde Turizm Merkezleri tespit edilmeli, turizmi gerçekten uzun bir sezona yayacak en önemli unsur olan ve genellikle kış sezonu odaklı teknik alt yapısı ile, kongre turizmine elverişli salonları olan uygun tesislerin projeleri teşvik edilmeli hatta mecbur tutulmalıdır.

Tüm bu devrim gerçekleştirilirken diğer taraftan her zaman göz ardı edilen konaklama, yiyecek içecek ve eğlence sektörünün en önemli “eğitilmiş iş gücü sorunu” bizce bilinen yöntem ve uygulamalar ile hızla giderilmeli, “devrim” sonrası çıkışa hazır hale getirilmelidir...

Bodrum dünya turizm hareketlerine yön veren tur operatörlerince kabul edilir bir turizm destinasyonu olarak adlandırılabilmesi ve Turizmde mutluluğu bu işin formülü
olarak kabul edilen “TTHE” (*) faktörlerinin uyumlu bir oluşum yaratması ile yakalayabileceğini unutmamalıdır...

Tabii ki bu  değişimin getireceği ciddi maddi kaynağın ne şekilde bulunacağı merak konusudur ama Vizyon gurubu bunun yolunu, seçim kampanyaları süresince defalarca anons ettiğine göre, yeni yönetimin seçim platformundaki  rekabeti orada unutup, eğer gerçekten Bodrum için görev aldılar ise, bu bilgi ve deneyimlerden mutlaka yararlanacakları düşüncesindeyim.

İzleyip göreceğiz....
Sevgilerimle

Not: Benimde Konaklama Sektörünü temsilen aday olduğum BODTO seçimleri sürecinde, Vizyon gurubunun yapmış olduğu olağan üstü bir “Ekip Çalışması” örneği ile tüm aday arkadaşlarımızı yönlendiren, seçim çalışmaları süresince gayet profesyonelce, müthiş bir kampanyayı, sevk, idare ve organize eden başta, Sayın Adem GÜNER olmak üzere gurubun yükünü yılmadan usanmadan üstlenen sevgili Ayliz Erkaya ve Vizyon gurubunun tüm seçim ofisi mutfağındaki ekibine taktir ve teşekkürlerimi bir borç bilirim...
Bu gurubun gelecekte Bodrum’un Ticari ve Siyasi hayatına büyük damgalar vuracağına inancım sonsuzdur...

(*) T, “transport” bölgeye inen charterlerin sortisini, ikinci T, iç transferleri yapacak lokal incoming acentelerinin sayı ve performanslarını, H, “hotel” bölgede turizme elverişli yeterli sayıda nitelikli yatağı, E, “environment” çevrenin turizme elverişliğini ifade etmektedir.

İLK YORUMU SİZ YAPIN...