BİR DEVİN ARDINDAN

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 07.06.2013 08:15
950 0

Türk turizminin yükselişinde önemli köşe taşlarından olan bir tur operatörümüz daha tarihin derinliklerine doğru son yolculuğuna çıktığını duyurdu, geçtiğimiz gün...

İflasını açıklayan GTI (German Travel International) dan bahsediyorum...

Ülkemizin 80’li yılların ortalarından itibaren Dünya Turizm arenasında verdiği büyük savaşın gelişiminde damgasını vurmuş

O her yıl havalarda uçuşan “Türkiye ye gelen turist sayısı” istatistiğinde gerçek rakamlarla yüzbinlerin üzerinde yabancı misafiri ağırlayarak ciddi ciroları yakalayıp hemen tümü ülkemize transfer edilen önemli döviz girdileri sağlayabilmiş,

Yabancı, dev tur operatörleri arasında kendisine önemli bir yer tutarak, olağanüstü sıklet farkına rağmen onlarla rekabet edebilmiş,

Yüzde yüz Türk sermayesi ile Avrupa’nın ilk üçü arasına girmeyi başarmış,

Onca yıldır edindiği kazancının tamamını ülkesine yaptığı yatırımlara harcamış, bir Türk tur operatörü idi “GTI”

Sağladığı dört bine yakın istihdam ile Ülkenin kanayan yarasına uzunca yıllar merhem olmuş, hayatını turizm mesleğine adamış, işin mutfağından gelen cengaver bir turizmci kardeşimiz Talha Görgülü ve Kayı Grubu’nun gidişi bu ülkede yeri doldurulması zor, derin bir yara açacaktır...

Bu böyle kolay bitmemeli sektörün çok önemli bir figürü sahipsiz ve kimsesiz bırakılmamalıydı...

Evet, yıllardır uzaktan uzaktan dahi olsa da taktirle ve hatta kıskançlıkla izlediğimiz bu değerli turizmci kardeşimizin hiç mi hataları olmamıştır, Tabii ki olmuştur,

Talha Görgülü mesleğe, “Acentecilik” branşı ile giriş yapmış bir turizmcidir...

Büyüklerimiz, “ekmeği fırıncıya yaptıracaksın” demişler,

İşte Talha kardeşimizin belki de en büyük hatası özellikle yatırım anlamında otelciliğe soyunmasıdır...

Hele Adam&Eve  hayali kurgulandığında, yılını çalışarak geçirerek bunalmış turistin oteldeki önceliğinin dinlenme ve tatil olduğunu, “Seks’in” ikinci boyutta kaldığını otelcilik bilgisinden uzak, uçuk mimarların haddinden fazla yatırım maliyetleri ile “dünyanın en seksi oteli” ni yaratma hırslarına teslim olması sanki sonun başlangıcı gibiydi...

Yakın tarihimizde, bir çok yerli ve yabancı  tur operatörünün iflaslarının hemen hepsinin, turizm mesleğinin ayrılmaz bir parçası kabul edilmesine rağmen apayrı bir dünya olan “otelciliğe” soyunmaları nedeniyle gerçekleştiği göz önüne alınacak olunursa, Talha kardeşimizin de bu hataya düşmüş olabileceği üzüntü vericidir...

Ancak sebep ne olursa olsun ortada çeyrek asırı aşmış başarılı bir geçmiş ve bir emek vardır, çok zor şartlar altında yetişen binlerce çalışanı ve aileleri ile açığa düşen bu emekçi kardeşlerimize şimdi kim sahip çıkacaktır..

Sektörden silinmiş olmasına sevinen, yardım eli uzatarak böylesine önemli bir grubun sistemde kalmasının kendi var oluş nedenleri olduğunu bilmekten yoksun, olayı bir rakibimiz kaydı diye gören, akılsız insanların bu düşünceleri konjonktür içerisinde aslında ne kadar büyük bir hata ise, konuya sessiz ve seyirci kalmakta aynı derecede büyük bir hatadır...

Sevgili Talha Görgülü yaşanan bu sonun nedeni olarak söz verilmesine rağmen kredi alamadığı bir bankayı gösteriyor.

Güneşli havada şemsiye açıp yağmurlu havada kapatmaları ile ün kazanmış bizim bankacılık sektörümüzün tam da ruhuna uygun bir davranış biçimidir bu...

İyi günlerde kapılarından ayrılmayan, para satabilmek için  olmadık tekliflerle yatağı yorganı şirket önüne kuran bu sistem işte tam da gerekli olduğu anda kayıplara karışıverirler...

Tabii ki  iyi tüccar kötü tüccar ayırımı yapılacaktır, ama çeyrek asır bu sektörde önemli bir köşe tutmuş Kayı Grubu için kimse kötü yakıştırması yapmamalıdır,

Hangi şartlarda ve nasıl bu duruma düştüğünü bilmediğimiz, Ülkemize en fazla turist getiren bu grup için, kimse paraları topladı kaçtı gibi günahkar yakıştırmalar içerisine girmemelidir...

Böylesine hassas ve pamuk ipliğine bağlı bir sektörün temsilcileri olarak yaşananlar hepimize ders olmalıdır...

Benimle aynı duyguları paylaştığını öğrendiğim TUROFED Başkanı Sayın Osman Ayık’ın bu konudaki yapıcı, görüş ve yok oluşun faturasının ağır olabileceği noktasındaki endişeleri dikkat çekicidir.

Bir dev yok olurken, grubun asıl bağlı olduğu sektörün temsilcisi TURSAB tarafından aynı hassasiyetin gösterilmemesi, bu güne kadar ne için var oldukları anlaşılamayan bu kurumdan yaraya merhem olacak bir atak, bir açıklama dahi gelmemesi de düşündürücüdür...

Ben Devletimizin özellikle de Turizm Bakanımız Sayın Ömer Çelik’in konuyu uzmanlarına inceleteceğini devlet bankalarını devreye sokarak bir çıkış yolu bulacağını umuyorum...
Sevgilerimle,



İLK YORUMU SİZ YAPIN...