BİR AMELİYAT, ÖNCESİ VE SONRASI!

Alp ARBAK | EDİTÖRDEN 17.06.2011 10:02
3445 0

Yaklaşık 3 aydır ciddi ağrılar çekiyorum. Malum işler çok yoğun, çok da fazla kendime dikkat etmediğim için ciddiye almadım. Ancak geçtiğimiz Cuma günü yataktan kalktığımda ağrıların artık dayanılmaz olduğunu anlayınca hemen Özel Bodrum Hastanesi Halkla İlişkiler Sorumlusu Yeşim Kantar’ı arayıp durumu anlattım. Her zaman son derece ilgili olan ve dostluğundan büyük keyif aldığım Yeşim Kantar 10 dakika içinde her şeyi ayarlayıp beni aradı ve saat 11 için randevu aldığını söyleyip beni hastaneye davet etti.

İlk olarak Ortopedi ve Travmotoloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bozlar’a gittim. Daha önce de kendisine gittiğim hatta yaptığı tedaviye cevap vermediğim için Murat Bozlar beni Genel Cerrahi uzmanının görmesi gerektiğini söyledi. İşte her şey o anda başladı.

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Osman Deniz Çulcu, benim 3 aydır çektiğim ve nedenini bir türlü anlayamadığım ağrımı sadece 5 saniyede tespit edip, hatta ağrımın kaynağını bu süre içinde bulup o noktaya dokunduğunda beni zıplatarak anlattı ve sorunun çözümünü söyledi; Ameliyat!

Biliyorsunuz insan kolay kolay bıçak altına yatmak istemez, daha da araştırmak ister ama Deniz Çulcu o kadar güven veren bir doktor ki benim tüm endişelerimi bir anda kafamdan sildi.

Özel Bodrum Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Abdullah Servet’te beni görmek istediğini söyleyince içim daha da rahatladı. Ultrasona girmeden önce Abdullah Servet’e gittim ve O’nun babacan tavrı ve rahatlatan açıklamaları beni daha da gevşetti.

Ultrasona girdiğimde Radyoloji Uzmanı Dr. Selma Şal son noktayı koydu ve teşhis konuldu. Aynen Deniz Çulcu’nun dediği gibi tek çare ameliyattı ve pazartesi günü sabah 8.30 için sözleşerek hastaneden ayrıldım.

Hayatımda ilk defa ameliyat olacağım için hafta sonunun nasıl geçtiğini tahmin edebilirsiniz. Pazartesi sabahı endişeyle gittiğim hastanenin kapısında birden içimi anlatılmaz bir huzur kapladı. Zaten her zaman son derece güleryüzlü ve açıklayıcı olan hastane çalışanları adeta üzerime düştü.

Odaya girişimden ameliyathaneye gidişime kadar olan süre rüya gibiydi. Bir insan bu kadar keyifle ameliyata gider mi? Ben gittim işte. Ama bunun sebebi hastane personeliydi. Bu kadar moral verici, ilgili, işlerini bu kadar iyi yapan insanların bir araya geldiği bir kurum zor bulunur.

Kendime geldiğimde odamdaydım. Vücudumda 2 büyük sargı bezi vardı ve 2 ameliyat yerimi kapatıyordu. Başımda sürekli hemşireler vardı. Benim neyi nasıl yapmam gerektiğini çok açıklayıcı biçimde anlattılar. O gece beni rahat ettirmek için ellerinden geleni yaptılar.

Ertesi gün Özel Bodrum Hastanesi’nin ilgisi bir dakika bile bitmedi. Hangi birini anlatayım size! Doktorum Deniz Çulcu sürekli kontrole geldi. Dr. Abdullah Servet, Hastane başhekimi Prof. Dr. Ragıp Çam, Sevgili dostlarım Yeşim Kantar, Hastane Müdürü Ercüment Erle, diyetisyenim Billur Bedir, başhemşireden, hemşirelere ve diğer tüm görevlilere beni bir an olsun yalnız bırakmadı. Öyle ki ne ağrı hissettim ne de bir zorlama. Hepsine çok ama çok teşekkür ederim.

Kendimi aynen evimde olduğu kadar rahat ve huzurlu hissettim. Benim ikinci evim gibiydi hastanem Özel Bodrum Hastanesi.

Taburcu olduktan sonra da ilgi bitmedi. Başhekim Prof. Dr. Ragıp Çam ve Yeşim Kantar bizzat arayarak durumumu öğrendi.

Bodrum için bir şans olduğuna inandığım Özel Bodrum Hastanesi’ne çok ama çok teşekkür ederim.

Bu arada ameliyat olacağımı hemen hemen hiç kimseye söylemedim. Ama duyan tüm dostlarım biraz sitemkar da olsa ziyaretime geldiler, aradılar. Murat Şeremetli, Özay Kartal, Fikret Hıdır, Deniz Eyinç, Yaşar Anter, Can Pulak, kayınpederim Ahmet Can, kayınvalidem Nalan Can, Nejdet Pişirici, Rauf Kanadıkırık, Funda Çetinkol, Berk Özer, hatta acılı gününde dahi Zeki Özkeskin. Onlara da teşekkür ederim. Ve diğer tüm dostlarım arkadaşlarım; huyumu bilirsiniz kendimden bahsetmeyi pek sevmem. Lütfen haber vermediğim için kırılmayın. Gönlünüzün benle olduğunu çok iyi biliyorum.

Son paragraf eşim, annem ve oğluma ait.

Annem Benal Arbak, 2 sene önce ağır bir kanser tedavisi ve buna bağlı bir dizi ameliyat geçirdi. Buna rağmen tek telefonumla atlayıp İzmir’den Bodrum’a geldi ve beni bir an bile yalnız bırakmadı.  Eşim Serra Arbak’ı ise anlatmam mümkün değil. Sadece tek bir cümle söyleyebilirim; Ben dünyanın en şanslı erkeğiyim! Oğlum Baran Arbak ise gözlerimi yaşarttı. 6 yaşında ki Baran bana bir uğur taşı verdi ve ben ameliyata bile o taşla girdim.

Bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. Hepinize gönülden teşekkürler, bende sizleri çok ama çok seviyorum.

Şimdi bir süre evde dinlenmem gerek. En geç 10 gün sonra yine bomba gibi ve eskisinden daha da sağlıklı olarak aranızdayım. Yapacağımız çok iş olacak!


İLK YORUMU SİZ YAPIN...