AKLIN YOLU BİR

Serdar KARCILIOĞLU | TURİZM ARENASI 27.05.2011 11:17
1393 0

Hafta sonu, yazımı yazmaya başlamıştım,bu kez ele alacağım konu Otel Mimarisi idi, ve başlığıda böyle atmış idim…

Bizler günlük yazılar yazmadığımız için, köşeye girecek yazılarımızı bir kaç gün de tamamlarız,bu da bize eleştireceğimiz veya övgüler dizeceğimiz kişi ve konuları daha fazla araştırma ve irdeleme fırsatı yaratır…Hata oranlarımızı düşürür….

Otellerde işletim açısından sıkça karşılaştığımız, sonradan çıkan mimari hataları irdelemek, böyle bir başlangıç yapmaktı düşüncelerim… bazı objektif örneklerde verebileyim diye yazımı daha sonra devam etmek üzere durdurmuştum…

Hafta başı “Turizm Güncel” ‘i okumaya başladım, aynı portalın beyin fırtınası köşesini paylaştığım adaşım,Sayın Serdar Sağlamtunç’un köşede birinci sıraya oturduğunu gördüm….

Yayın prensibi gereği bu bizim köşemizde yepyeni bir yazı demekti,..okumaya başladığımda aynı anda aynı şeyleri düşünmüş olduğumuzu gördüm, doğru bir yazı kaleme almış olmamdan dolayıda büyük bir haz duydum..…

Başlık, ”AKLIN YOLU BİR” olarak değişti..

Son zamanlarda sıkca basına yansıyan 7 yıldızlı otel !! projelerine şahit oluyoruz…

Olay burada başlıyor, dünya turizm literatüründen bihaber, bilgi yoksunu mimar, yatırımcı,işletmeci, bir de buna röpörtajları yapan basın mensuplarıda eklenip “..böyle bir sınıflandırma varmı? Sorusu da gelmeyince yıldızlar havada uçuşmaya başlıyor…7….9….

Kardeşim , buna bir karar verelim bu işin standartının tavanı 5 yıldız…. Eğer, tesisiniz belirlenmiş 5 yıldız standartlar puanını geçiyorsa en fazla başına “deluxe” falan diyebilirsin… yediler… dokuzlar ne oluyor…? Böyle bir sınıflandırma Papua Yeni Ginede falan varmı bilmiyorum ama benim bildiğim kadarıyla yok..

Birileri, bu mantıkla yapılan tesislerinde kullandıkları altın kaplamaları,abartılı mekanları,mobilyaları,objeleri, ile konaklayanlarının ne kadar ilgilendiklerini anlatmıyormu..?

Misafirin,bir kaç hafta tatil yapmak üzere geldiği otelden bu abartıları giderken evine alıp götüremeyeceğini bildiklerini, turist psikolojisinin önceliğinin bu tür abartılar olamayacağını da mı, birileri anlatmıyor..?

Bu tür tesislere ihtiyaç yok mu elbette var ama bunlar genellikle şehir otellerinde ön plandadır, bunlar insanların takım elbiselerle,smokinlerle dolaştığı büyük organizasyonların yapıldığı tesisler olduğundan misafirinde önceliğidir…

Yoksa deniz kenarında, altın ve kristal avizelerin altında, ihtişamlı salon ve koridorlarda ayaklarında şıpıtık terlik, popolarında şortla dolaşan kişileri tasavvur edebiliyormusunuz..? o halde benim otelim 7 yıldız….!!!! havası niye..?

Ast olanın , misafirin her yere kolayca ulaşabileceği,iyi bir servis temiz ve hijyenik mekanlar içerisinde daha rahat edebileceği, makul ölçülerde kurgulanmış tesislerdir…

Bu bağlamda ne yazık ki tatil moduna girmiş bir insanın ihtişamın rahatsız etmeyeceği boyutlarda kullanıldığı, mutavızı resortların daha ilgi çekici olduğu da anlatılamıyor..?

Hayır anlatılamıyor, zira ”bir işletmenin yapı ve hizmet kalitesi açısından öncelikleri nelerdir…turist neyi ister, vs..” bunları bilen ve anlatacak adama ihtiyaç duyulmaz..

Oysaki, yapılan bir “otel” ise tesisin fiziki görünümü, iç mimarisi,dekorasyonu ile işletme sürecinin ne kadar bir biri ile bağlantılı olduğu, açılış sonrası işletim yönünden ortaya çıkacak bir çok hatanın tamiri imkansız,sıkıntılar çıkaracağı bilinmemekte, gözler kapatılmaktadır…

Bu noktada, işletmeye geçildikten sonra yapılacak tadilatlar büyük zaman ve para ve prestij kaybına neden olacağından inşaatın başından itibaren görevlendirilecek bir Profesyonel otelci,bir turizm danışmanı çok önemlidir….

Tatbikatta Otelin fiziksel işletim mekanlarının doğru tespit edilmesi yanında genel alanlar, oda dizaynları, kullanılan objeler, bar,restoranlar ve mutfak ekipmanlarının tesisin konseptine uygun seçilmesi ve yerleşimleri mutlak surette bir turizm danışmanının öncülüğünde çözülmelidir…

Zira otelcilikte, karlılığı belirleyen satış rakamlarının, (bizce kuralları bilinen) maliyetlere sabitlenmesidir…

Anlatmak istediğim şudur’ki, sizin için öncelik ticari faaliyet ise ve bunun sonunda doğal olarak “kar” beklentisi içerisindeyseniz, o uçuşan yıldızlar daha sonra büyük hayal kırıklıklarına neden olabilirler…

Otelcilik ince teknikleri ve detayları olan bir “meslektir” doktorluk gibi…mühendislik gibi….

Işletmede her eylemin bir kuralı bir süresi vardır, standart bir odanın hangi sürede temizleneceği, bir “maid” in günde kaç oda yapabileceği ne ölçüde malzeme kullanacağı, vs. kurallara bağlanmıştır ve maliyet analizi içinde önemli bir yeri vardır….

Sirkülasyonun yoğun olduğu bir departmandaki elemanının, hareket kabiliyeti ile mamulun hazırlığı ve misafire sunumu sürelidir…. bu örnekleri sayfalar dolusu çoğaltmamız mümkündür…

Sistem içerisinde bu örneklerin maliyet etkilişimleri, fiziksel yapı ile doğru orantılıdır….Şuursuzca oluşturulmuş mekanlar ile abartılı kullanılan objelerin öncelikli olarak tesir ettiği alan “personel costu”dur…hizmet süresi uzadıkça personel sayısı artar…..

Zira bütçelerde personel giderleri, toplam maliyetin en büyük payını teşkil eden, yıkımın ayak seslerinin daha net hissedildiği bir kalemdir…kısaca çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur…

Tesis inşaa edilirken, Mimarın bu detayları bilmesinin beklenmesi düşünülemeyeceği gibi, yüzüncü otelini dahi yapıyor olsada aynı hataları tekrarlaması kaçınılmazdır…zira tüm bu sorunlar mimar oteli teslim edip iplerini kopardıktan sonra ortaya çıkmaktadır…

Dünyada, zincir oteller bünyelerinde otelcilerden oluşan danışma guruplarını istihdam ederler, başladıkları her yeni yatırımın turizm işletmesi yönünden mutlak sorumluları ve yetkilileri bu insanlardır….Profesyonel, kurumsallaşmış bireysel otel yatırımcıları ise, otelin temel atma sürecinde Genel Müdürlerini işe başlatırlar,tesis bu kişilerle yükselir,hata payı sıfıra yakın olur…En ünlü otel mimarları dahi bu kişilerle çalışmak, uyarılarını dikkate almak zorunda olduklarını bilirler,zira bu olgu onlar için de bir lütuftur…

Siz hiç bir cerrahın anestezi uzmanı olmaksızın ameliyata başlayabilme lüksü olduğu bir tıp anlayışı biliyormusunuz..?

Dünyada işler böyle yapılırken bizde bu mantık “pahalı iş gücü,fuzuli bir düşünce” olarak görülür…Ne yazıkki çok seyehat edip, onlarca otelde tatil yapmış olmayı bu işin çözümü gören bir mantıkta işe başlayan onlarca yatırımcı biliyorum….,

Konuya, Mimarlar cephesinden bakıldığında ise kurulması gereken sistem, “işine karışma ve müdahele” olarak görülür… zaten konuyu fazladan bir maliyet olarak belirlemiş çok gezmiş bilge patronda buna uyduğundan mimar bildiğini okumaya devam eder..

Ve kaçınılmaz son hep yaşanır..!!!

Adaşım ve meslekdaşımın da bunları irdelediğini görüyorum…ne demeli… aklın yolu bir değil mi..?


İLK YORUMU SİZ YAPIN...