ADALET İSTEMEK

Özay KARTAL | AHVAL 07.08.2012 16:57
1998 0
Gündem hala Başkan Kocadon‘un tutuklanması.

Olay sonrası basında yaşananlar en azından demokrasi  ve basın özgürlüğü adına sesi değil ama sözü yükseltme gereği doğurdu.

Önce iğneyi kendimize,  çuvaldızı da başkalarına saklayalım.

Başkanın tutuklanması olayına, yerel basınımızın bir bölümü, demokrasi ve hukuk açısından bakmayı beceremedi. Yanlı ve yandaş olan bu kesim  "aksi kanıtlanıncaya kadar herkesin masum sayıldığı" evrensel hukuk kuralını dahi hiçe sayarak,  Başkan ve diğer tutuklular hakkındaki iddiaları,  kanıtlanmış gerçekler gibi haber yaptılar.

Kendi kişisel mevzuları basın ahlak ilkelerinin önüne geçti.Yerel basının kronik hastalığıdır kişiselleştirme.
Amaçları fırsattan istifade Mehmet Kocadon‘un şahsına zarar vermekti lakin kendilerini ve Bodrum‘u küçülttüler.

Hata ve ayıp ulusal gazeteciliğin tecrübeli kalemleri tarafından düzeltilip tüm ulusa duyuruldu.

Ulusal gazeteler haberleri objektif olarak manşetlerinden,  Can Dündar, Ertuğrul Özkök, Ayşe Arman, Baskın Oran vd. bir çok önemli köşe yazarları ise köşelerinden olayı duyurup yorumladılar.

Tüm bu haberler sonrasında ilginç bir gelişme oldu,  Sn Mehmet Tosun mahkemeye başvurarak, başkanın tutuklanmasıyla  ilişkilendirildiği haberler hakkında yayın yasağı koydurdu.O güne kadar ben ve bir çok yerel basın mensubu tarafından temkinle yaklaşılmış bu dedikodular,  muhatabı tarafından ciddiye alındı.

Sn Tosun mahkemeye vermiş olduğu başvuru dilekçesinde yalnız kendisi ile ilgili değil "yargılamayı yürüten savcılar ve hakimler” için de yayın yasağı istedi, bu ayrıntı bile bir basın mensubu olarak “neden” diye sormamızı gerektirmez mi?

Bundan sonrasını ben ve tüm basın mensupları için yasaklı alan...

Haksız ithamlar var ise yasak koydurmak yerine "Hodri Meydan" demek, yerel basında bunu açık yüreklilikle tartışmak Bodrum‘un demokrasi iklimine daha çok yakışırdı.

Yerel basınımız iddianame kabulü sonrasında 238 sayfanın bazı cümlelerini başını sonunu istedikleri gibi kesip yayınlayarak yargısız infaza giriştiler. Ama adalet yalnız Kocadon’a değil bir gün herkese lazım olabilir.

Kant, " Adaletsiz bir ülke mezbahadan başka bir şey değildir." demiş.

Ülkenin geri kalanı zaten mezbahaya dönmüş durumda.

Bize düşen ise sadece ve sadece adalet istemek.

İLK YORUMU SİZ YAPIN...