ACIBADEM’DEKİ ACI HİKÂYEMİZ

Özay KARTAL | AHVAL 14.04.2016 15:04
12665 0
 
Fatih Özdil’i kaybetmenin acısı kanattı yüreğimizi
Yaramız hala çok taze, kabuk bağlamıyor,  kanıyor…
 
Koca bir ağaçsanız bir yanınızın kopması gibi, koca bir denizseniz suyunuzun çekilmesi gibi dost kaybetmek. 

Ve zamansız kaybetmek,
Yok yere kaybetmek,

26 Eylül günü Golf oynarken 1,5mt mesafeden düşüyor Fatih abimiz, şansızlık, kuru bir kök dalı üstüne. Kalkamıyor düştüğü yerde, acısı büyük.Arkadaşları 15 dakika için en yakındaki Acıbadem hastanesi yetiştiriyorlar.

Acilde ilk müdahale yapılıyor, Fatih abimiz her zamanki neşe ve muzipliği ile espriler yapıyor etrafına.
Müdahale için bekleniyor, bekleniyor, bekleniyor.

Neden?  Bilmiyoruz!

Aradan dört saat geçtikten sonra Fatih abimiz yüzünde ki sararma sonrası hemen  ameliyata alınıyor. Ameliyat esnasında karaciğerdeki hasarın fazlalığı üzerine, diğer genel cerrahın gelmesi isteniyor! Diğer cerrahın gelmesi bir buçuk saat bekleniyor. 
 
Neden? Bilemiyoruz?

Diğer cerrah karaciğerde ciddi hasar olduğunu ve önemli kan kaybı yaşandığını, durumun ciddi olduğunu, tampon yaptıklarını ve takipte olacaklarını, üç gün bekleyeceklerini söylüyor. 
 
Neden bekliyoruz? Bilmiyoruz!

Aile,  hastane koordinatörlüğüne, özel sigorta ve maddi imkânlarıyla ilgili olanaklarını söyleyerek, Fatih abimizin gereken hastaneye sevki ya da uzman doktor ve ekibin Bodrum’a getirtilmesini talep ediyor.Acıbadem hastane koordinatörlüğü, hastanın sevk edilemeyeceğini söyleyerek beklememiz gerektiğini söylüyor.

Bekliyoruz. Neden? Bilmiyoruz!

Kazadan 4 gün sonra tamponlar çıkarılacak, ameliyata alındı, tamponlar çıkarıldı. Güzel haber karaciğer de kanama yok. Tehlike atlatıldı. Akşam saatleri hastaneden evlerimize dağılıyoruz. 1-2 saat sonra kötü haber geliyor; Fatih abimizin karaciğerinde kanama tekrar başladı. Hastane koordinatörlüğü bu konuda tatmin edici açıklama yapamıyor.

Neden? Bilemiyoruz? 

Fatih abimizdeki kan kaybı ciddi boyutta devam ediyor, aile ve dostlar panik halinde hastanede koordinatörlerle çözüm bulmaya çalışıyor. Sonuçta ısrarlar üzerine koordinatörlük, gece doktoru çağırıyor ve genel cerrah olan doktor elinden geleni yapacağı sözü vererek Fatih abimizi tekrar ameliyata alıyor. Doktor sabaha kadar süren ameliyatından çıkıyor ve yüreklerimize su serpiyor. Ama vücudundaki kan toplamda birkaç defa değişmiş olan bir hasta çok tehlikeli bir süreç yaşayacaktır.
 
Bu süreç içerisinde defalarca hastane koordinatörlüğü le gerekenler ve yapıla bilecekler üzerine konuşuyoruz ve soruyoruz? Karaciğerde ciddi bir hasar var ise, neden karaciğer cerrahi uzmanı getirtilemedi ameliyat için?

Neden? Bilemiyoruz?

Hastane koordinatörlüğü,  kendi grup bünyesinde bulunan Türkiye’nin en iyi karaciğer cerrahi uzmanını Bodrum’a günler sonra getirte biliyorsa, neden tam zamanında getirtmedi? 
 
Neden Bilemiyoruz?

Uzun kronolojik detaylar yaramızı daha da kanatmasın!
 
Bildiğimiz bir şey var ki; 1,5 mt den düşüp karaciğerinden ciddi hasar alan bir hasta gerekli ilk müdahale ve tampon yapıldıktan sonra bir karaciğer cerrahi uzmanın eline teslim edile bilmiş olsaydı, Fatih abimiz şu an dostlarıyla hala sarmaş dolaştı. 

Neden Olamadı bu? Bilemiyorum! Ama bildiğim bir şey var ki; biz tüm bu soruların cevabını hep Acıbadem hastanesindeki koordinatörlükten almaya çalıştık, başka muhatap bulamadık. Ama bu cevaplar onlarda yoktu. Onlar tıp adamı değildi ki! Onlar işletmeci idi. Biz Acıbadem hastanesi acil servisinde başlayıp, morgda biten hikâyemizde hiç ama hiç başhekimi göremedik karşımızda.

Bizim bildiğimiz hastaneleri başhekimler yönetir, koordinatörler değil.
Acıbadem hastanesin bir koordinatör tarafından yönetildiğini gördük biz.

Tıbbı değerlerin değil, maddi değerlerin hâkim olduğu bir hastane yönetimine ve hekimlik onurun sefilliğine kurban verdik biz Fatih abimizi.

Canım abim, yiğidim aslanım, “Oğlum bi şey doğruysa niye söylemiyelim ki?”  derdin.
Söyledim yiğidim aslanım söyledim, söyledim ki böyle yazılar yazılmasın bir daha Bodrum’da.
 
Hiçbir şey ölmez, her şey yaşar! Buluşuruz bir gün. 

YORUMLAR

Erhan Şirin ( 14 12 2016 )
Özay yazarımızdan tarihi daha yeni, güncel, yorum ve yazılar bekliyoruz
Çiğdem genç ( 03 10 2016 )
Bayramın son günü annem yataktan düştü bodrum acıbademe kaldırdık fılm be tomografi çekidi yumuşak
Dokusu zedenlenmesi dedi dr M.Bağdatlı ilaçla eve göderildi acılar dinmiyor tekrar hastaheye yatırdık doktora iyi bakın bu kadar acısı olmaması gerek dedim
Tekrar tomografi teşhis aynı ertesi gün istanbul a geldik
Kendi doktorumuz olayı anlatınca mutlaka kırık var dedi
Ve iki kırıkla ameliyata alındı
Soruyorum doktor düzgün teşhis koyamıyor ise vasfı nedir?
Sadece hastahaneyi zengin etmek mi?
Hukuksal yola başvurup gereğini yapacam
Sağlıklar
Kartal Berduş ( 12 06 2016 )
..sunset on the egean,moonrise over the water,all the pretty white horses runnin when the day is done.. ,)
Özcan Kartal ( 19 04 2016 )
Yazının geneline katılmakla birlikte, bir süresine tanık olduğum hastane sürecinde; insanüstü bir gayretle, ellerinden gelenin(!) en iyisini yaptıklarından zerre şüphe etmediğim genel cerrahi, ameliyathane ve yoğun bakım ekibinin hakkını teslim etmek gerekiyor.

Devlette veya özel sektörde farketmez “tıbbi değerlerin değil, maddi değerlerin hakim olduğu” tek amacın “daha çok hasta bakmak” yani daha çok para kazandırmak olduğu bu ucube sağlık sisteminin, hastalardan sonraki en büyük mağdurları kuşkusuz sağlık çalışanları, en başta da doktorlardır. Tabii ki bu sistemden beslenen, sistem tarafından değişik payelerle ödüllendirilen ve bir şekilde kendini farklı (üstün) gören meslekdaşlar/hocalar da var ki, onlar nedendir bilinmez (!) böyle zamanlarda hiç ortalıklarda görünmezler!

Sabahlara kadar can siparane çalışan ve iyi niyetlerinden kuşku duymadığım sağlık emekçilerini ayrı tutarak, konuyu, son yıllarda korkunç bir zorbalıkla işletilen bu tekelci özel sağlık politikalarında aramak gerekiyor. Eminim Fatih Abi de öyle yapardı.

Saygılarımla.


SİZ DE FİKİR BELİRTİN...