KEMAL KILIÇDAROĞLU MUĞLA’YA GELDİ

BHM 15.12.2017 09:24 0 Yorum 296 Okunma

Muğla'da Ulaşım Çalıştayı'na ve muhtarlar toplantısına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin yaptırdığı tesislerin toplu açılış törenine geçti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi'nin önündeki toplu açılış törenine, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri ile vatandaşlar katıldı. Bir süre önce silahlı saldırıya uğrayıp bacağından yaralanan İzmir'in Güzelbahçe ilçesinin Belediye Başkanı Mustafa İnce de protokolde Kılıçdaroğlu'nun arka sırasında oturdu.

 

'YATIRIMLARIMIZI HAYATA GEÇİRİYORUZ'

Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinin tanıtıldığı filmin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, konuştu. Katılanları "Bağbozumu gününe hoşgeldiniz" diye selamlayan Osman Gürün, "1.5 sene içerisinde organizasyonu oluşturduk. Araç gereç ve binaları alarak orada konuşlandık. Muğla'yı 6 bölgeye ayırdık. 27 ayrı alt birimle, ulaşılmayan köy, mezra bırakmayacak şekilde organizasyon şemamızı oluşturduk. Araç gereç eksiğimizi vardı, onları tamamladık. Açık olduk, şeffaf olduk, halkın ve muhtarların iletişimi için kurduğumuz sistem büyük sayılara ulaştı. Gelen sorunların çözümü için sistem kurduk. İnsan odaklı çalışıyoruz, insana hizmete etmeye çalışıyoruz. Yaşayan insanımızın yaşamını kolaylaştırmak için yatırımlarımızı bir bir hayata geçiriyoruz" dedi.

 

'ARAMIZDA SİYAHLA BEYAZ KADAR FARK VAR'

Osman Gürün'den sonra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıktı. 'Hak hukuk adalet' sloganı arasında kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiç endişe etmeyiniz; bu ülkeye hakkı, hukuku, adaleti getireceğiz. Bunun mücadelesini yapacağım. Bir zat var diyor ki 'Ne yapıyor bu Kılıçdaroğlu?' Bu Kılıçdaroğlu cebini değil, milletinin halini, işsizliği, yoksulluğu, emekçinin halini düşünüyor. Sen cebini düşünüyorsun. Ben memleketimi düşünüyorum. Aramızda siyahla beyaz kadar fark var. Ben bunları söylediğim için rahatsız oluyor. İstediğin kadar rahatsız ol. Ben söylemeye devam edeceğim" diye konuştu.

 

'BELEDİYE BAŞKANLARIMIZDAN İKİ ŞEY İSTİYORUZ'

Partisine bağlı belediye başkanlarından iki şey istediklerini de söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bir; harcadığın her kuruşun hesabını millete vereceksin. Bu bizim namus borcumuzdur. Biz onlar gibi değiliz. Bizi onlardan ayıran temel nokta hesap vermeyi namuslu görev olarak kabul ederiz. Namuslu insanlar hesap vermekten korkmazlar. Onlar hesap vermezler, bir de vatandaşa hesap sorarlar. Vatandaşa hesap sorulmaz, hesap verilir. İki; biz ayrıca şunu söylüyoruz: Görüşü ne olursa olsun hiçbir ayrım yapmadan bütün vatandaşlara aynı hizmeti götüreceksin. Herkese eşit hizmet götüreceğiz, bizim için yandaş değil vatandaş esastır."

Hükümetin Sudan'da binlerce dönüm arazi kiralayıp kanola üretmesini de eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "AK Parti'nin başındaki zata söylüyorum. Sen Sudan'a niye gittin toprak kiraladın? Burada yok mu? Yağı Türkiye'ye getirip kiminle rekabet edeceksin. Kendi çiftçinle rekabet edeceksin. Buna kim karşı çıkıyor, mücadele ediyor? Biz çıkıyoruz" dedi.

 

'AĞIZLARINA TAŞERONU ALMIYORLARDI'

Hükümetin taşeron işçilere yönelik düzenlemesine de değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Düne kadar taşeron işçiyi ağızlarını almazlardı. Derdini bilmezlerdi. Dedik dedik, o Mısır'daki sağır sultan duydu, bunlar da duydu. Taşeron sorununu çözeceksin kardeşim, sonuna kadara takip edeceğim. Şunu yapacağız: Şimdi bizim bütün büyükşehir belediyesine söyledik. Kırsalda çiftçinin durumu iyi değil. Bütün ürünü sen satın alacaksın. Çiçek mi, süt mü, fidan mı; sen alacaksın. Kentliyle kırsalda yaşayanlar arasında sağlıklı gelir paylaşımı olacak. Böyle yapmazsak kim kazanır; yandaş kazanır, herkes kaybeder."

Konuşmasının bu bölümünde hükümetin Suriye politikasını eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üzerimize bütün baskılarıyla geliyorlar. Belediye başkanlarımıza baskı yapıyorlar. İstedikleri kadar baskı yapsınlar, zulüm yapsınlar; bizi asla yolumuzdan döndüremezler. Başkanlarımız Türkmenlere de defalarca yardım götürdü. Ezidiler geldi, onlara da yardım götürdük. Toplumun her kesimine yardım götürüyoruz. Çünkü biz CHP'yiz. Belediyelerimiz ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar."

Asgari ücretin 2 bin TL olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bugün AK Parti'nin başındaki zat demiş ki '2 bin TL olacak demiş, nereden çıkardı?' demiş. Ben düşünerek çıkardım, niye 5 bin TL, 2 bin 500 TL demedim? 2 bin TL dedim. Çünkü 2 bin TL ile insanlar geçinir. Seçimlerde dedim ki 1500 TL olsun. Kıyamet kopardılar, sonra dediler ki 'Verilebilir' dediler. 1404 TL'ye çıkardılar. Biz şunu yaptık: O zat iyi duysun; bizim bütün belediyelerde asgari ücreti net 1500 TL yaptık. Sevgili Erdoğan duyuyor musun? Erzurum'un küçük belediyesi Çat'ta bile 1500 TL verilirken, sen devasa Türkiye'nin başında oturuyorsun. Sen neden vermiyorsun? Man Adası'nda şirketler kurdurmayı biliyorsun. Yine mahkemeye verecek. Mahkemeye verince korktuğumu sanıyor. Kimsin ki sen, senden korkacağım. Benim bütünü derdim, herkes huzur içinde yaşasın. Şimdi 2 bin TL dedim, 'Bu parayı nereden bulacağız?' diyorlar. Para var kardeşim. Sen cebine ayırdığın paradan vazgeçirsen para vardır. Kimin cebi büyüdü? Yandaşların cebi büyüdü. Onların cebi büyüdü, ben o parayı onlardan alacağım, millete vereceğim. Kimse merak etmesin. Ben bunları söyledim. Yine kıyamet koparacak. İstediğin kadar kopar kardeşim. Eğer Çat veriyorsa, sen de vereceksin. Ha diyorlar ki 'Bu para çok'; bir teklifim daha var: Bir ay 2 bin TL ile geçin bak bakalım ne olacak? Sen dünyanın parasını alıyorsun geçinemiyorsan, işçiye vermiyorsan o 2 bin TL'yi alacağız, işçiye vereceğiz. Nokta."

'FİLİSTİN MİLLİ MESELEMİZ'

Filistin'in milli dava olduğunu da vurgulayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "1968'lerde Filistin'e gencecik çocuklarımız gitti, hayatını kaybetti. O Filistin şehitlerinin mezarları oradadır. İslam İşbirliği Konferansı yaptınız. 'Doğu Kudüs, Filistin'in başkenti olsun' dediniz. Bu karar çok önemli bir karar. Gereğini hükümetin yerine getirmesini istiyorum. Doğu Kudus'e gidecekler, diyecekler ki 'Türkiye'nin büyükelçiliğini burada kuruyoruz.' Önümüzdeki hafta da soracağım. Bir yıl sonra da soracağım, takipçisi olacağım bunun. Karara her türlü desteği veriyoruz. Verdiğin sözü tutacaksın arkadaş. Marmara gemisindeki gibi yapmayacaksın. Türkiye Cumhuriyeti olarak Filistin devletinin Doğu Kudüs'te elçiliğini kuruyorum diyecekler. Yapmalarını istiyorum. Bütçe görüşmelerinde Sayın Binali Yıldırım çıktı dedi ki 'Doğu Kudüs'te Filistin devletinin büyükelçiliği var' dedi. Tabii açtık Dışişleri'nin internet sitesini, büyükelçilik baktık, yok. Sen başbakan olarak eline verilen metni okurken hiç düşünmedin mi? Bak büyükelçiliğimiz var, Tel Aviv'de. Doğu Kudüs'teki konsolosluğu büyükelçiliğe çevirin kardeşim. Söylediğin sözün arkasında dur. Filistin davasını savunan her arkadaşın da takipçisi olmasını istiyorum. Filistin davasının sağı solu yoktur. Bizim milli davamızdır, dökülen her kan bizim kanımız sayılır, her koşulda sahip çıkacağız" diye konuştu.

'VERGİ VERMEMEK İÇİNİ HER TÜRLÜ NUMARAYI YAPIYORLAR'

Kadınlara seslenen ve 2019 seçimlerini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, "2019'da seçimlere gideceğiz. Önümüzde iki tercih var. Bir, demokratik parlamenter sistem; iki, tek adam rejimi. Fakir fukara vergi verirken, devleti yönetenler vergi vermemek için her türlü numarayı yapıyorlar. Onun için üzerine gidiyoruz. Musluğu açtığı zaman 4 çeşit vergi veren anne, bunun hesabını sormak zorundadır. 'Siyaset kurumu bana hesap vermek zorundadır' diyecek. 'Man Adası'nda şirket kuranlar, vergi ödememek için her türlü numarayı yapıyor. Ben onları cezalandırıyorum ve sandığa gömüyorum' diyecek. Bunun aksi ne olur? Tek adam rejimi. Tek adam rejimini getirirseniz yargı bağımsızlığı olmaz, kimsenin can ve mal güvenliği olmaz" dedi.

Kendisine yönelik fezleke hazırlanmasına konuşmasının sonunda değinen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Savcı değilsin. Saraya kölelik yapanlar savcı da olamazlar, hâkim de olamazlar. Parlemantoda konuşmayacaksın, caddede konuşmayacaksın, niye konuşuyorsun? Nerede konuşacağım ben? Bir de kalkıp 'Benim ülkemde demokrasi var' diyorsun. Senin ülkende demokrasi yok, tek adam rejimi var. Hapishanelerinde milletvekilleri olan, gazeteciler olan, üniversitelerden akademisyen atılan ülke demokratik ülke değildir. Mücadele edeceğiz, mücadelemiz kutlu olsun" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra hizmete giren tesislerin açılışını yaptı, yeni yapılacak olanların da temelini attı.



İLK YORUMU SİZ YAPIN...